KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/2704 E., 2013/19083 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.03.2012 tarih ve 2009/946-2012/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada, davacı vekili IATA (Uluslararası Hava Taşıma Birliği) acentası olan davalı şirket adına müvekkili tarafından üç adet yurt dışı uçak bileti satıldığı, bu biletlerin ücretlerinin kendileri tarafından davalıya ödendiği, yolcular tarafından biletlerin iptal edilmesi üzerine müvekkili tarafından iade faturası düzenlenerek davalıya gönderildiği fakat davalının bu fatura bedelini ödemediğini, davalının müvekkilinden olan alacağı, anılan fatura tutarından düşüldükten sonra bakiye alacağının 4.044,49 TL olduğunu, alacaklarının tahsili için başlatıkları icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl davanın davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafından gönderilen rezervasyon bilgilerine bilet kestiğini, fiyatlandırmanın davalı tarafından yapıldığını, davalının 9 adet biletin eksik ücretle kesilmesine ve bu suretle müvekkilinin 5.299,21 TL ceza ödemesine neden olduğunu, müvekkili tarafından ödenen cezanın davalıdan tahsili için gönderilen faturanın iade edildiğini ileri sürerek anılan meblağın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin rezervasyonu davacı şirkette görünen bilgilere göre yaptığını, fiyatlandırma yetkisi olmadığını, fiyatlandırmanın davacının yetkisinde olduğunu, davacının hatalı yapılan rezervasyonlara müdahale imkanı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada, tarafların ticari defter kayıtlarına göre davacının icra takibi konusu kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile icra takibine itirazın iptali ile alacak likit olduğundan % 40 icra inkar tazminatının tahsiline, birleşen davada da; davacının ceza ödemesine neden olan hatanın kimden kaynaklandığının tespit edilemediği, ancak davalının,
davacının cezanın tahsili için gönderdiği faturadan haberdar olduğu, dava konusu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, bu nedenle tarafların bu fatura konusunda mutabık oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.299.21 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Asıl dava yönünden, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu alacağın likit olmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Birleşen dava yönünden davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Birleşen davada; davacı, davalı tarafından gönderilen rezervasyon bilgilerine göre bilet kesme işlemlerini yaptıklarını, biletlerin fiyatlandırmasının da davalı tarafından yapıldığını, davalının eksik fiyatlandırması nedeniyle kendilerine ceza kesildiğini ileri sürmüş, davalı da diğer savunmalarının yanında fiyatlandırmayı kendilerinin yapmadığını, davacının hatalı yapılan bilet rezervasyonuna müdahale imkanı bulunduğunu savunmuştur.
Dosya kapsamından, davaya konu, eksik ücretlendirme nedeniyle ceza kesilmesine neden olan, 9 adet bilet rezervasyonunun davalı tarafından yapıldığı ve bu bilet rezervasyonu bilgilerinin davacı şirketin bilgisayar ekranına aktarıldığı, davacı şirketin de bu rezervasyon bilgilerine göre bilet kesme işlemi yaptığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar fiyatlandırmanın kim tarafından yapıldığı tespit edilmemişse de, davalının yaptığı rezervasyon bilgileri davacının bilgisayar ekranına düştüğüne göre basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olan davacının bilgileri kontrol etmesi ve ücret kurallarına uygun bulunmayan rezervasyonlar için bilet kesmemesi gerekirdi.
Nitekim, davacı da, 13.01.2011 tarihli dilekçesi ile bilet ücreti kurallarının her iki tarafın bilgisayar ekranında göründüğünü, rezervasyon bilgilerini, bilet kesme işleminin kısa bir sürede yapılması gerektiği ve davalı ile aralarındaki güven ilişkisinden ötürü kontrol etmediğini beyan etmiştir.
Bu durumda mahkemece, dava konusu olay, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 44. maddesi çerçevesinde, incelenerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, dosya kapsamından davacının, davadan önce, dava konusu ceza bedellerinin tahsili için gönderdiği faturanın, davalı tarafından itiraz edilerek davacıya iade edildiği ve davalının ticari defterlerinde anılan faturanın kayıtlı olmadığının anlaşılmasına rağmen, tarafların anılan fatura konusunda mutabık oldukları kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Libarga Turizm Tic.
San. Ltd. Şti. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/2704, K. 2013/19083, 30 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama