KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/2780 E., 2013/11324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.01.2010 gün ve 2006/196-2010/9 sayılı kararı onayan Daire’nin 30.11.2012 gün ve 2010/15491-2012/19623 sayılı kararı aleyhinde davacı- karşı davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı karşı davalı vekili, şubeler oluşturmak suretiyle kurye işi yapmakta olan ticari işletmeler için 1999 yılında müvekkili tarafından şube-müşteri-şirket merkezi arasında çalışmaya uygun bir takip programı hazırladığını, ancak davalının söz konusu takip programını geçici ve deneme maksatlı bir müddet kullandıktan sonra,
bu konuda daha kapsamlı bir program yazdırmakta olduğundan bahisle müvekkilinin programını kullanmayacağını belirtmiş ise de müvekkilinin izni olmaksızın söz konusu programı 1999 yılından bu yana kullandığını, ayrıca programı, cd, disket gibi araçlarla elektronik ortamda çoğaltımını yapmak suretiyle ticari maksatta kullandığını, bu hususun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2003/130 D.
İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi haklarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, davalı ve 99 adet bayisi tarafından kasten ve izinsiz olarak kullanılmakta olan bilgisayar programının, davalı ve bayilerince haksız kullanımlarının önlenmesini, davalı aleyhinde 10.000 ABD Doları manevi tazminata hükmedilmesini, eserin izinsiz kullanımı sebebiyle davalı ve şubeleri için uğranılan maddi tazminat tutarı şube için 10.000 ABD Doları olmak üzere toplam en az 1.000.000 ABD doları olmakla birlikte,
şimdilik 1.000 ABD Doları maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile 451.000 USD’nin tahsilini talep etmiş, karşı davanın da reddini istemiştir.
Davalılar/karşı davacılar vekili, iddia edilenin aksine müvekkiline ait olan ve müvekkili şirketin bilgi işlem müdürü ...tarafından işlerlik kazandırılan bu programın, 1999 tarihinden itibaren müvekkili şirket ve şirket bayileri tarafından kullanılmaya başlandığını, bu bayilerden birinin de davacı Tempo Ltd. Şti.’nin ortağı olan ...ın yine ortağı bulunduğu Deniz Net Kuryecilik ve Dağıtım A.Ş. olduğunu, Deniz Net A.Ş. ve davacı Tempo Bilgi İşlem San. Ltd.
Şti. tarafından müvekkiline ait programın ele geçirildiğini, ayrıca bayi sıfatı ile ...ın programa ait dokümanları ve bilgileri öğrendiğini ve bu haksız kullanımın müvekkili haklarına zarar verdiğini ileri sürerek, asıl davanın reddini, karşı davada da dava konusu bilgisayar programının müvekkiline aidiyetini, kasten, izinsiz ve haksız olarak kullanılmakta olan davalıların bu kullanımlarının önlenmesini talep etmiştir.
Mahkemece asıl ve karşı davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/15491 E., 2012/19623 K. sayılı ilamıyla onanmıştır. Davacı-karşı davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-karşı davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/2780, K. 2013/11324, 31 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama