KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/2862 E., 2013/19228 K.·(Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Avanos Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.11.2012 tarih ve 2011/109-2012/289 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1997 yılından beri Göreme Kasabasında "Village House" isimli bir otel çalıştıran müvekkilinin, "Village Cave House" ibaresinin marka olarak tescili için TPE'ye yaptığı başvurunun davalının "Village Cave" ibareli markası mesnet gösterilerek reddedildiğini, ancak müvekkilinin bu isme çok önceden beri kullanmakta olduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini ve davalı ticaret unvanının sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticaret unvanı ve işletme adı olarak "GÖREME VILLAGE HOUSE" ve "VILLAGE HOUSE" ibarelerini kullandığı, davalının markasının ise "VILLAGE CAVE" şeklinde olduğu, davacının önceki kullanıma dayalı hükümsüzlük isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Tarafların iddia ve savunması dikkate alındığında, uyuşmazlığa 556 sayılı KHK’nin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
556 sayılı KHK’nin, 22.6.2004 tarih ve 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen 71. maddesi hükmüne göre, bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu, bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığı’nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun belirleyeceği düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeye uygun olarak, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun, 16.09.2004 tarih ve 396 sayılı kararı, daha sonra alınan ve halen yürürlükte olan 24.3.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile anılan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin davalar bakımından, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir ya da iki asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye hukuk mahkemesi, ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı asliye hukuk mahkemesi görevlendirilmiş, bu mahkemelerin yargı çevresinin adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtilmiştir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. İhtisas Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir.
Bu durumda, mahkemece Nevşehir Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) görevli olduğundan, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esasa girilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/2862, K. 2013/19228, 31 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama