KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/2870 E., 2013/18528 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.12.2012 tarih ve 2011/470-2012/448 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı Banka'nın... ve... Şubeleri'nde bulunan hesabından, başka kişi hesaplara, rızası ve bilgisi dışında, internet bankacılığı yoluyla toplamda 32.139,87 TL eft yapıldığını, davalıların gerekli güvenlik tedbirlerini almadıklarını bu nedenle meydana gelen zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek 32.139,87 TL'nin davalılaradan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, zararın, davacının şifresini korumada gerekili özeni ve dikkati göstermemesi sonucu 3. kişilerin eline geçmesi sesebiyle meydana geldiğini, müvekkili bankanın kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili davanın reddini istenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı banka nezdinde bulunan hesaplarından aynı günde toplamda 32.139,44 TL'nin internet bankacılığı yolu ile davacının bilgisi ve rızası dışında başka hesaplara havale edildiğini, davalı Banka'nın gerekli, güvenlik tedbirlerini almadığı bu nedenle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı banka aleyhine açılan davanın kabulü ile 32.139,44 TL'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek yasal faziyle tahsiline, diğer davalı yönünden ise, bu davalının davalı ...
A.Ş'ye cep telefonu ile ilgili hizmetleri sağladığı, bankacılık işlemleri uygulamalarında hesap hareketlerini kontrol etmek, yönlendirmek, bankacılık sisteminin güvenliğini sağlamak gibi herhangi bir taahhüdünün bulunmadığı, bu nedenle bu davalının eylemi ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Banka vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı, hesabından çekilen 32.139,44 TL'sının ödenmesi için davalı Banka'ya gönderdiği ihtarında, anılan miktarın, ihtarın tebliğinden itibaren 3 gün içinde ödenmesini talep ettiğine göre, davalı Banka yönünden, 3 günlük sürenin sonunda temerrüt gerçekleşeceğinden, mahkemece bu husus nazara alınmadan temerrüt faizine ihtar tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmekte ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/2870, K. 2013/18528, 23 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama