KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/2881 E., 2013/21287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- SALİHLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2008/411 E.
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.11.2012 tarih ve 2012/654-2012/672 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davanın davalısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkili ...'in davalı şirkete 155.634 TL borç verdiğini, birleşen davada ise müvekkili .....'in 43.070,50 TL borç verdiğini, o günden beri müvekkillerinin alacaklarını geri alamadıklarını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine, davalı şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, icra dosyalarına vaki itirazların iptali ile müvekkilleri lehine ayrı ayrı %40 oranında tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiş,
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulü ile; icra dosyalarına yapılan itirazların iptali ile takiplerin devamına, takip alacaklarının %40'ı oranında icra inkar tazminatının ayrı ayrı davalıdan tahsil edilerek davalılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen davanın davalısı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, davalı şirkete verildiği iddia olunan paranın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı şirket vekili ise, davacıların şirkete borç para verdiklerini iddia ettikleri dönemde, şirketin yönetim kurulunda bulunduklarını ve şirket kayıtlarının kendileri tarafından lehlerine tutulduğunu, lehlerine delil oluşturulduğunu savunmuştur. Dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporlarında, dava konusu borçların dayanağının, şirket defter ve kayıtlarının incelenmesinden ve dosya içeriğinden anlaşılamadığı belirtilmiş ise de dava konusu borçların ortaklara borçlar hesabında kayıtlı olması sebebiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı vekilinin savunmaları üzerinde durulmaksızın sırf defter kaydına dayanılarak, kaydın tutulduğu dönemde davacıların davalı şirketteki konumları ve defter kayıtlarındaki sorumlulukları değerlendirilmeden ve bu değerlendirme sonucuna göre kaydın dayanağı belgeler aranmaksızın, gerektiğinde bu konuda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/2881, K. 2013/21287, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama