KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/3021 E., 2013/19317 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/09/2012 tarih ve 2011/563-2013/600 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 05.02.2009 tarihinde işe başladıktan sonra, kendi adına kayıtlı 34 ZJ 971 plakalı aracın günlüğü 80,00 TL'den ayda 22 gün, 34 ZL 1563 plakalı aracın günlüğü 95.00 TL'den ayda 26 gün çalıştığını ve ücretlerin davalı şirket tarafından elden ödendiğini, ayrıca işin gereği olarak mazot giderlerinin yapıldığını, davalı şirketten alınması gereken ücretin toplamda 63,991,40 TL olmasına rağmen benzin masrafı olmak üzere toplamda 39,186,00 TL alındığını, davalı borçlunun davacıya olan 7.700,00 TL asıl alacağa karşı itirazın iptaline ve takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın süresinde açılmadığını, iddia edilen alacağın belli ve bilinebilir olmadığı gibi likitte olmadığını, davayı destekleyici hiç bir belgenin sunulmadığını, iddiaların soyut olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın faturaları "kapalı fatura" olarak düzenlendiğinin tespit edildiği, bunun ticari hayatta fatura bedelinin tahsil edildiği anlamını taşıdığı, davacının alacak talebinde bulunamayacağı, ancak davalının davacıya ödeme yaparken düzenlediği tediye makbuzlarından, tarafların cari hesap şeklinde çalıştıkları kanaatine varıldığı, bu sektördeki çalışmanın bu şekilde olduğu,
davacının 5.782,25 TL asıl alacak talebinde bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün 2010/16340 E. Sayılı dosyasında 5.782,25 TL alacak için davalının yaptığı itirazının iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanarak takibin devamına, koşulları oluşmadığından davacı yararına icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve icra takibi ile zamanaşımının kesilmiş bulunmasına ve mahkemece verilen kesin mehillerin taraflar arasında yazılı sözleşme olmaması ve araçların mülkiyeti ile ilgili çekişme bulunmaması ve de gereksiz ara kararın yerine getirilmemesinin aleyhe sonuç doğurmasının mümkün bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/3021, K. 2013/19317, 31 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama