KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/3182 E., 2013/18374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.10.2012 tarih ve 2012/7-2012/533 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı taraf aleyhine Rusya Federasyonu Kuzmiskiy Mahkemesi'nin 23.11.2007 gün 2-3231-07 Esas No'lu kararıyla 13.645.049,64 Ruble asıl ve 20.000 Ruble yargılama gideri olmak üzere toplam 13.665.049,64 Ruble olarak hüküm altına alınmış ve kesinleşmiş olan alacağın Türkiye'de icra edilebilmesi için tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmitir.
Davalı vekili, tenfizi istenen kararın yapılan yargılaması sırasında müvekkilinin Türkiye'ye döndüğünü (16.07.2007) ve müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadığını, kararda alacağın dayanağı olarak gösterilen kredi sözleşmesine kefil olarak imza atmadığını, kredi sözleşmesinin tarafı olan T-Line isimli şirkete hiçbir zaman ortak olmadığını savunarak şartları oluşmayan tenfiz davasının reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafça gerek dava dilekçesinin gerekse kararın davalıya usulünce tebliğ olunduğu yolunda delil sunulamadığı, davacı tarafından sunulan ve tercümesi yaptırılan evraka göre, 19/11/2007 tarihinde, yabancı mahkemede yapılan ve muhtemelen ön inceleme duruşması olan evraka göre davalıya tebligat yapılamadığı, tekrar tebligat çıkartılmasına karar verildiği ve duruşmanın 23/11/2007 tarihine bırakıldığı, davalı adına çıkartılan tebligat telgrafının 22/11/2007 tarihinde bila ikmal iade olunduğu, dolayısı ile davalıya tebligat yapıldığı ve kararın usulünce kesinleştiği yolunda kanaat verici delil sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/3182, K. 2013/18374, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama