KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/3191 E., 2013/18950 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/12/2012 tarih ve 2010/180-2012/659 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının tasfiye memuru olduğu dava dışı...Giyim San ve Tic Ltd Şti'nden müvekkilinin çalışır iken emekli olduğunu, şirketten alacaklarına karşılık ödeme yapılmaması üzerine Bakırköy 13. İş Mahkemesi'nin 2007/1069 esas sayılı dosyası ile 05.09.2007 tarihinde dava açıldığını,...Giyim Şirketi'nin 30.04.2008 tarihinde tasfiye kararı aldığını, tasfiye memuru olarak davalının atandığını, ancak müvekkiline tasfiye hususunu ve alacağını beyana davet etmesi için TTK.
445/1 taahhtütlü bir mektupla bildirim yapmadığını, müvekkili alacağının notere de tevdi edilmediğini, davalının görevini yerine getirmediğini, TTK'nun 224/1 uyarınca şahsi sorumluluğu bulunduğunu, ileri sürerek 20.467,50 TL'nin tahsiline, bu tutara en yüksek banka reeskont faizine hükmedilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı şirkete tasfiye memuru seçildiğini, bu şirketin de müvekkiline borcu olduğunu, tasfiye tarihi itibari ile davacının şirketten bir alacağının bulunmadığını, şirketin aktifinde hiçbir mal varlığı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı...Giyim San. ve Tic. Ltd.
Şti'nde davacının çalışır iken ayrılması sonucu işçi alacaklarının tahsili için İş mahkemesinde dava açtığı, davanın açıldığı tarihte şirketin faal olduğu, iş mahkemesindeki hükmün 15/10/2009 tarihinde verildiği, bu kararın 02/04/2012 tarihinde Yargıtay'dan onararak kesinleştiği, dava dışı şirketin ise tasfiye edilerek 24/08/2009 tarihinde sicilden terkin edildiği, terkinden sonra başlatılan ve tüzel kişiliği bulunmayan şirket hakkındaki 22/10/2009 tarihli icra takibinin hukuken bir anlamının olmadığı,
bu nedenle mahkeme kararı ile hüküm altına alınan ve kesinleşen miktarlar yönünden (6.135,74+3.638,22+156,07+ 617,18=10.777,21 TL asıl alacak + 1.746,36 TL yargılama gideri=12.523,57TL ) davalının sorumluluğunun bulunduğu, davalı tasfiye memurunun TTK 445. maddede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediği, dolayısıyla davacının zararından sorumlu olduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile 12.523,57 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu alacağın 6.365,74 TL'sini 03/05/2007 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizinin uygulanmasına, bakiyesini dava tarihinden itibaren avans faizini uygulanmasına,
karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, dava dilekçesinde avans faizi anlamına gelecek şekilde faiz talebinde bulunmuştur. Mahkemece, kesinleşen iş mahkemesi kararındaki kıdem tazminatı alacağının 03.05.2007 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Talep olmadığı halde kıdem tazminatı alacağının, 03.05.2007 tarihinden itibaren banka mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesi doğru değil ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm kısmındaki 03.05.2007 tarihinin kaldırılmasına ve davacının temyizi olmadığından, "en yüksek banka mevduat faizi" nin ibaresinden önce gelmek üzere " avans faizini aşmamak üzere " ibaresinin konulması sureti ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/3191, K. 2013/18950, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama