KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/3556 E., 2013/6043 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2013
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....2011 tarih ve 2011/20-2011/495 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının kardeş olup ... ...’da bulunan taşınmazın yarı yarıya hissedarı olduklarını, taraflar arasında düzenlenen protokol uyarınca söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan restoran işletmesi üzerinde yarı yarıya ortaklığın bulunduğunu ancak davalının restoranın ½ işletme hakkını müvekkiline devretmediğini ileri sürerek, restoranın ½ işletme hakkının müvekkili adına tesciline ve 50.000 TL kazancın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında tazminat talebini atiye terk ettiğini bildirmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu işletmenin ticaret siciline kayıtlı olmaması nedeniyle yarı hissesinin davacı adına tescilinin mümkün olmadığı, davacının iddiasının ortaklığın tasfiyesi yolu ile açacağı davada değerlendirileceği gerekçesiyle, maddi tazminat istemine ilişkin olarak açılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer talebin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davaya konu restoranın ½ oranındaki işletme hakkının davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davaya konu işletme üzerinde davalı ve müvekkili arasında yarı yarıya ortaklık ilişkisi bulunduğunu ileri sürerek, söz konusu işletme hakkının ½ oranında müvekkili adına tescilini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davaya konu ticari işletmenin ticaret sicilinde tescilli olması halinde dahi mahkemece yapılacak olan yargılama sonunda verilecek kararın tespit hükmü ile sınırlı kalacak olması ve idari işlem mahiyetinde, ticaret siciline tescil yönünde bir hüküm oluşturulamayacağı göz önüne alınarak, mahkemece, davacının talebi içinde yer alan tescil isteminin tespit hususunu da kapsadığı değerlendirilmek suretiyle sunuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/3556, K. 2013/6043, 27 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama