KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/3635 E., 2014/10591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2014
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.11.2012 tarih ve 2012/381-2012/519 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.06.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı şirketle franchise alan olarak bir sözleşme imzaladığını, müvekkilinin bu şirketin %49 oranında pay sahibi bulunduğunu, 01.10.2003 tarihli sözleşmenin halen yürürlükte olduğunu, müvekkilinin ortağı olan şirket ile davalı arasındaki ilişkisini dikkate alarak ve gerçekleşmesi umulan yeni bir ticari ilişkiye girileceği düşüncesiyle davalıya 23.000 USD ödeme yaptığını, ancak bu ilişkinin tesis edilemediğini, davalının sebepsiz yere zenginleştiğini ileri sürerek, 23.000 USD karşılığı 31.077.60 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 03.04.2012 tarihli ilama dayanılarak, davacıyı davalıya karşı yükümlülük altına sokan bir sözleşmenin bulunmadığı,...'deki lokanta için dava dışı ... ile anlaşma yapıldığı, davalının bu lokanta için ödeme yapıldığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 31.077,60 TL'nin 17/04/2008 dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının yukarıdaki özet kısmında belirtilen iddiasına karşılık davalı vekilinin, dava konusu paranın müvekkiline davacı tarafından, müvekkili ile .... arasındaki tek satıcılık sözleşmeleri dolayısıyla verildiğini savunmasına ve bu durumda ispat yükümlülüğü kendisine düşen davalının, bağlantısız bileşik ikrar niteliğindeki bu savunmasını ispat edememiş olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/3635, K. 2014/10591, 5 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama