KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/3922 E., 2013/20767 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.11.2012 tarih ve 2012/45-2012/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi mümeyyiz davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “Le Monde Diplomatique” isimli derginin sahibi olduğunu, belirli bir süre Le Monde Diplomatique'in Türkiye yayın haklarının Doğu Batı Araştırmaları Enstitüsü adıyla davalı yana verildiğini, ancak sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, davalının müvekkili şirkete ait olan “Le Monde Diplomatique” isimli markayı aradaki sözleşmeye aykırı olarak hiçbir hakkı bulunmamasına rağmen adına tescil ettirdiğini, bunun üzerine davalı aleyhine marka hükümsüzlüğü davası açıldığını, ancak davalı şirketin “Turquie Diplomatique” ismiyle yayın yapmaya devam ettiğini,
davalının yayında kullandığı “Turquie Diplomatique” isimli markasının müvekkili markası ile benzediğini, bu kullanımın iltibasa yol açtığını ileri sürerek, “Turquie Diplomatique” isminin mevcut kullanım şeklinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin elde ettiği birikimle Turquie Diplomatique isimli bir marka oluşturarak gazete çıkarmaya başladığını, davacının aylık gazetesinin isminin Le Monde Diplomatique olduğunu ve Fransızca yayınlandığını, dolayısıyla bilinçli tüketicilerce markaların ve gazetelerin karıştırılmasının mümkün olmadığını, aynı zamanda “Le Monde Diplomatique Türkiye” isimli markanın da müvekkili adına tescilli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının markayı tescile uygun kullandığı, iptal edilmesine kadar tescilli markanın sahibi tarafından kullanımının yasal olduğu, dergi tasarımında iltibasa yol açacak benzerlik de bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar dava tarihinde davalı markası tescilli değilse de, davalının marka başvurusunun dava tarihinden önce olması ve karar tarihinden sonra tescil edilen marka korumasının 556 sayılı KHK'nın 40. maddesi gereğince başvuru tarihinde başlamasına göre, mümeyyiz davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/3922, K. 2013/20767, 18 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama