KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/4024 E., 2014/4035 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2014
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.12.2012 tarih ve 2009/277-2012/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin daha önce paydaşı bulunduğu davalı şirketten olan kişisel alacağının ödenmediğini ileri sürerek, 38.890.50 TL’nın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın, Dairemiz’ce eksik inceleme gerekçesiyle bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının, şirketteki hisselerini devrettiği dönem ile şirketten fiilen ayrıldığı dönem arasında görünürde bir alacak meydana getirdiği, şirket defterlerinin davacı tarafından tutulduğu, devri de davacının gerçekleştirdiği, şirketin defterlerinin usulüne uygun tutulmadığından bu haliyle tacir aleyhine hüküm teşkil edecekse de, bizzati defterleri tutanın davacı olması nedeniyle bu durumun ileri sürülmesinin bir kötü niyet oluşturacağı, davacının şirket hisselerine ilişkin ödeme yapılana kadar davalı şirkete karşı her hangi bir alacak iddiasında bulunmamış olduğu gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/4024, K. 2014/4035, 4 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama