KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/4179 E., 2013/21050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2012 tarih ve 2009/199-2012/668 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Hataş A.Ş'nin kurucu ortağı ve (A) tipi imtiyazlı hisse senedi sahibi olduğunu, şirketin (A) tipi imtiyazlı ve (B) tipi olmak üzere iki tip hisse senedi yapısıyla kurulduğunu, ana sözleşmenin 15. maddesinin ilk halinde yönetim kurulunun yedi kişiden oluşursa beşinin, dokuz kişiden oluşursa yedisinin (A) tipi hisse senedi sahiplerinin gösterecekleri adaylar arasından seçileceğinin düzenlendiğini, bu maddede belirtilen imtiyaz hakkının sonradan değiştirilerek kaldırıldığını ancak bu değişikliklerin imtiyazlı paylar genel kurulunda onaylanmadığını ileri sürerek, anılan değişikliklerin geçersizliği nedeniyle ticaret sicil kayıtlarından terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ana sözleşmenin 15. maddesinde 1979 yılında yapılan değişikliğin sicile tescil edildiğini, bu değişikliğin imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunda onaylandığına ilişkin belgeye sicil dosyasında rastlanmaması üzerine Hataş A.Ş'ye kanuni yükümlülüklerini yerine getirmesi için süre verildiğini, yerine getirmeyince TTK'nın 35. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi için dava açıldığını, bir mahkeme kararı ile ilgililerin müracaatı olmadan müvekkilinin re'sen sicilden terkin işlemi yapamayacağını savunmuştur.
Feri müdahil Hataş A.Ş. vekili vekili, 1979 tarihli genel kurul toplantısına davacı ve imtiyazlı pay sahiplerinin katılıp olumlu yönde oy kullandıklarından ayrıca bir toplantı yapılmasına gerek bulunmadığını, yine aynı genel kurulda alınan sermaye artırımı kararının 1994 yılında yapılan imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunda onanıp ana sözleşmenin 15. maddesindeki değişikliğine değinilmediğinden bu konudaki itirazlarından vazgeçildiği anlamına geldiğini, davacının 1985 ile 2001 yılları arasında 16 yıl süreyle ana sözleşmenin değişik 15. maddesine göre görev yaptıktan sonra 30 yıl önceki kararın geçersizliğini talep etmesinin MK'nın 2. maddesine aykırı olduğunu bildirerek, davalı yanına fer'i müdahale talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, ticaret sicil kayıtlarından terkini istenen değişiklik ihdas edildiği tarih itibarı ile geçersiz olmakla birlikte davacının 30 yıl süre ile mevcut duruma karşı çıkmadığı, bu şekilde icazet sayılan davranışları sonunda başlangıçta mevcut olan geçersizliliği geçerliliğe dönüştürerek ana sözleşme değişikliğini kabul ettiği, icazetle sağlık kazanan işlemin, bundan böyle başlangıçtaki sakatlık durumu ileri sürülerek yasal olmayan nedenlerle bozulmasını istemenin iyi niyet kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/4179, K. 2013/21050, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama