KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/4680 E., 2013/13254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2008/574 E.
Karar Metni
771 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.12.2010 tarih ve 2008/575-2010/878 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davanın davacısı ile birleşen davanın davalısı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar birleşen dosyanın davalıları vekilleri Av. ... ile Av.... ve asil ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı, 22.05.2008 tarihli ipotek senedine uyarınca müvekkili taşınmazı üzerine 68.000,00 TL üzerinden davalı lehine ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin böyle bir parayı almadığını, ipotek tesis edilmesinin sebebinin, davalının yanında çalışan müvekkili oğlundan zorla alınan 150.000 TL bedelli senet olduğunu, taraflar arasında para alış verişi bulunmadığını ileri sürerek, 68.000 TL borçlu olmadığının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, resmi belge ile alacağın sabit olduğunu, davacının aksini ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davanın davacısı vekili, müvekkilinin davalı ...'dan davalı kooperatifteki ortaklığını 22.05.2008 tarihli noter sözleşmesiyle devir aldığını, davalı kooperatife başvurduğunu, işlemlerin tamamlanması aşamasında davalı devir edenin sözleşmeden tek taraflı vazgeçtiğini bildirdiğini, tek taraflı feshin mümkün olamayacağını, bu davalının ihtardan bir gün sonra ortaklığı diğer davalıya devir ettiğini, bu davalının durumu bildiğini, öncelik hakkının kendinde olduğunu, davalı kooperatifin müvekkilinin ortaklığını kaydetmesinde engel bir durumun olmadığını,
davalı ...'ın müvekkilinin temsilcisi bulunduğu sigorta acenteliği firmasında çalıştığını, düzenlediği poliçelerden dolayı aldığı primleri zimmetine geçirdiğini, 150.000 TL üzerinde borcunun bulunduğunu, müvekkilinin ortaklığı konusunda davalıların muaraza çıkardıklarını bildirerek, muarazanın men'ine, müvekkilinin kooperatifin ortağı olduğunun tespitine ve kooperatif kayıtlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacının müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini, vadesi gelmeyen senetleri de takibe koyması nedeniyle icra takibinin kısmen iptal edildiğini, kooperatif ortaklığının devrinin bu senetlerin teminatı için yapıldığını, gerçek bir devrin olmadığını, bedelin de durumu gösterdiğini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar, ceza dosyası kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davanın konusu resmi ipotek senedine göre, asıl davanın davacısı ...'ın davalı ...'ndan aldığı 68.000 TL bedelle ilgili taşınmazı üzerinde ipotek tesis ettirdiği,
ancak davalı ...'nın müşteki, davacı ...'ın oğlu ve birleşen davanın davalısı ...'ın sanık olduğu ceza dosyası içeriği ile soruşturma sırasında verilen şikayet dilekçesine göre, davalı ...'ın, davalı-birleşen davanın davacısı ...'nın ortağı ve temsilcisi olduğu dava dışı sigorta acenteliği şirketinde çalıştığı sırada düzenlediği poliçelerde yolsuzluk yaparak zimmetine para geçirdiği, kesinleşen bu ceza dosyasına göre yaklaşık 300.000 TL miktarındaki parayı acente firma kayıtları yerine kendisine mal ettiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
bu şekilde kararın kesinleştiği, tam belirlenememekle birlikte birleşen davanın davalısı ...'ın verdiği zararın 238.738,80 TL olarak tespit edildiği, gerek ipoteğin gerekse kooperatif ortaklığının verilen bu zarara karşılık olarak teminat amaçlı alındığı, her ne kadar ... ipoteğin verilen para karşılığı tesis edildiğini savunmuş ise de müşteki sıfatıyla verdiği imzalı beyanı ve ceza dosyası kapsamına göre bu savunmaya itibar edilmediği, ancak teminat amaçlı verilen gerek kooperatif ortaklığının gerekse ipoteğin teminat altına aldığı hukuki ilişkinin ve doğan alacak miktarının toplamı üzerinden geçerli olduğu,
gerek ipotek miktarının gerekse devir edilen ortaklığın değerinin davalı ...'ın verdiği zarardan düşük bulunduğu, ortaklık devrinin geçerli olduğu, sonraki devre dayalı çekişme yaratılmasının yersiz bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, kooperatif ortaklığı devrinin geçerli olduğuna, davacının davalı kooperatif ortağı olduğunun tespitine, davalılarca yaratılan çekişmenin giderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davanın davacısı ile birleşen davanın davalısı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, birleşen davanın davalısı ...'ın, davalı-birleşen davacının ortağı olduğu ve tek başına temsil ve ilzama yetkili bulunduğu sigorta acenteliği yapan dava dışı şirkette çalıştığının, yaptığı hizmet sırasında poliçe primlerini zimmetine geçirdiğinin kesinleşen ceza dosyası, kendisinin yazılı beyanı ve tüm dosya kapsamıyla sabit olmasına,
anılan ceza dosyası, asıl davanın davalısı-birleşen davanın davacısı hakkındaki yapılan ve takipsizlikle sonuçlanan soruşturma ile hazırlık aşamasında verdiği ifadesi içeriğinden, asıl davanın konusunu oluşturan ve birleşen davanın davalısı ...'ın babası davacıya ait bulunan taşınmaz üzerindeki ipotek tesisi ile birleşen davanın konusu kooperatif ortaklığının davacıya devrinin zimmete geçirilen prim zararının teminatı amacıyla yapıldığının anlaşılmasına,
asıl davanın davalısı tarafından eda edilen gereksiz yeminin sonuç doğurmamasına göre, asıl davanın davacısı ile birleşen davanın davalısı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/4680, K. 2013/13254, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama