KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/4704 E., 2013/21369 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.11.2012 tarih ve 2011/408-2012/420 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından sigortalı olan müvekkiline ait kayısı ağaçlarının 18.03.2010 tarihinde meydana gelen don nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 20.000,00 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğini, don rizikosunun ise meyve dönemini kapsadığını, bu nedenle rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, olay tarihinde yağan dolu nedeniyle davacıya ait taşınmazlar üzerinde bulunan kayısı meyvesinin zarar gördüğü, ağaç üzerindeki meyvenin çiçeklenme aşamasını tamamlayıp küçük meyve dönemine geçtiği, meydana gelen zararın poliçe kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 16.483,20 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, bitkisel ürün sigortaları poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davanın dayanağını oluşturan sigorta poliçesinde 1355 sayılı Tarım Kredi Kooperatifi "Dain ve Mürtehin" olarak gösterilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulamaları uyarınca bu durumda, Tarım Kredi Kooperatifi'nin rehin hakkı bulunduğundan, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur (14.06.2010 gün ve 2009/430-6814 E.K., 12.10.2012 gün ve 2011/8534-16045 E.K., 08.03.2013 gün ve 2012/4175-4580 E.K.).
Buna göre mahkemece, asıl dava ve talep hakkına sahip dava dışı Kooperatiften alınmış, açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usuli eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken, davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek ve anılan poliçeye dayalı bir şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/4704, K. 2013/21369, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama