KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/4984 E., 2013/21434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.12.2012 tarih ve 2009/233-2012/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirket ile İtalya'dan, 13/04/2006 tarihli ve 20/04/2006 tarihli olmak üzere 2 adet konşimento ile konteynır mal taşıtmış olduğunu, bu taşımalara ilişkin konşimentoların davalı firmanın İtalya'daki acentesi tarafından kap sayısı bakımından yanlış düzenlenmesinden ötürü davalı şirketin ilgili gümrüğe özet beyan verdiğini, eşyanın ancak bu düzeltme yapıldıktan sonra ithalat işleminin gerçekleşmiş olduğunu, konteynırların limana alınması ile yanlışlığın düzeltilmesi arasında geçen süre içerisinde firmaların toplam 4.424 USD tam tespit ve ardiye ücreti ödediğini,
davalı firmanın ihtilaf konusu olayda demuraj bedellerinin iadesini kabul etmesine rağmen davalının hatası sonucu haksız yere ödenen ardiye ücretlerini kabul etmediğini ve ödeme yapmadığını ileri sürerek, 4.425 USD karşılığı 5.895 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıyanın MSC (Mediterranean Shipping Company S.A) şirketi olduğunu, müvekkili şirketin taşıyanın Türkiye'deki acentesi olduğunu, acenteye karşı ancak “izafeten” dava açılabileceğini, doğrudan doğruya dava açılamayacağını, gemi acentesi olarak yükümlülüklerinin orjinal gemi manifestosuna ve konşimentoya uygun olarak Gümrük Müdürlüğüne özet beyan vermekten ibaret olduğunu, bu yükümlülüğünün taraflarından yerine getirildiğini, konteyner içindeki mallarda armatöre bildirilenden farklılıklar olması nedeniyle oluştuğu iddia edilen zarardan gemi acentesi olarak taraflarının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; konşimentolar gereğince taşıyanın MSC (Mediterranean Shipping Company S.A) şirketi olması, davanın ise taşıyanın acentesi olan Arkas şirketine yöneltilmesi karşısında Arkas'ın doğrudan doğruya meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı, husumetin taşıyana ya da taşıyana izafeten acentesine yöneltilebilecek olması gerektiği gerekçesiyle, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/4984, K. 2013/21434, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama