KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5004 E., 2013/20790 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2012 tarih ve 2012/85-2012/265 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında müvekkilinin "Yale" markasını taşıyan makinelerin Türkiye'de satımına ilişkin bir ticari ilişkinin bulunduğunu, davalının müvekkilinin müşterilerine mektup göndererek kendisini müvekkili ürünlerinin tek yetkili satıcısı gibi gösterdiğini, müvekkili için Türkiye'de bir şirket kurarak "Yale" ürünlerini doğrudan dağıtmasının haksız rekabet teşkil edeceğini bildirdiğini, bununla da yetinmeyerek bu ürünlerin müvekkilinden alınmamasının istendiğini, yine bir kısım müşterilere de ihtar göndererek tek satıcılığının devam edeceği Mayıs 2012'ye kadar müvekkilden ürün satın almanın hukuka aykırı olduğunu,
aksi halin hukuki sorumluluğa sebep olacağını belirttiğini, bu davranışların müvekkilinin ticari itibarını zedelemeye ve kötülemeye yönelik olduğunu, davalının ayrıca müvekkilinin "Yale" ürünlerinin ikamesi niteliğindeki başka marka ürünleri ithal ederek satışa sevkettiğini, kendisi ile irtibata geçen müşterilere "Yale" ürünlerini tedarik etmediğini bildirerek diğer ürünlerin satışına ve müvekkili pazar payının düşüşüne yol açtığını, bu sebeple müşterilerin doğrudan müvekkiline başvurduğunu,
tüm bu eylemlerin TTK'nın 56 ve 57'inci maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğunu savunarak davalının ekonomik rekabet ve iyiniyet kurallarına aykırı iktisadi davranışlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 25 yıldır davacının Türkiye münhasır distribütörü olduğunu, uzun süredir sorunsuz devam eden münhasır distribütörlük ilişkisinin davacının %99 ortak olduğu Columbus McKinnon Kaldırma Ekipmanları Sanayi ve Tic. Ltd.
Şti'ni kurması üzerine 17.02.2012 tarihinde tek taraflı fesih sebebiyle sona erdiğini, müvekkilinin haksız fesih nedeniyle dava açtığını, yollanan mektuplarda hukuka aykırı hiç bir hususun bulunmadığını, müvekkilinin birden çok markanın Türkiye distribütörü olduğunu, 7 yıldan bu yana başka firmalara ait aynı ürün gamına dahil markaların satışını yaptıklarını davacının bildiğini, davacının ürünlerin satışının düştüğüne ilişkin iddialarına müvekkilinin sebep olmadığını, bilakis davacının müvekkilini bertaraf edecek kendi şirketini kurma çabasından kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait Yale marka ürünlerin distribütörlüğü yanında aynı ürün gamına dahil başka ürünlerin satış ve distribütörlüğünü yaptığı anlaşılan davalının, bu rakip firma ürünlerinin satışını taraflar arasında ticari ilişki süresinde ve sonrasında yapmış olmasının hüsnüniyet kaidelerine aykırılık teşkil etmeyeceği, mektupların müşterileri bilgilendirme mahiyetinde olduğu ve taraflar arasındaki hukuki ihtilaftan bahsedildiği,
20 Nisan 2012 tarihli davacı yanca davalıya hitaben gönderilen yazı tercümesinde 17 Mayıs 2012 tarihine kadar davalıya mal tedarik etmeyi teklif ettikleri, davacı iddiasında belirtilen davalı eylemlerinin TTK'nun 57. ve devamı maddelerinde öngörülen aldatıcı hareket veya iyiniyet kurallarına aykırı şekilde iktisadi rekabetin suistimali sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5004, K. 2013/20790, 18 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama