KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/506 E., 2013/2934 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2013
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../.../2010 gün ve 2010/69-2010/251 sayılı kararı bozan Daire’nin .../.../2012 gün ve 2011/5472 - 2012/15631sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ticaret unvanının 1978 yılından beri tescilli olduğunu, 1990 yılında ticaret unvanında yer alan “Trakya Cam” ibaresinin tescili için ...'ye yaptığı başvurunun sonuçlandırılamadığını, aynı ibarenin tescili için 2007 yılında yaptığı başvurunun ise davalı şirkete ait “Trakya Cam” ibareli marka gerekçe gösterilerek reddedildiğini, söz konusu ibare üzerindeki öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu ve davalının bu markayı kullanmasının iltibasa yol açtığını ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, her ne kadar davacı şirket 1978 yılında kurulmuş ise de sektörde fiilen faaliyet göstermediğini, oysa müvekkili şirketin 40 yıla yakın bir süredir cam sektöründe “Trakya Cam” ismiyle faaliyet gösterdiğini, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/506, K. 2013/2934, 19 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama