KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5126 E., 2013/12778 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2010 gün ve 2006/367-2010/93 sayılı kararı bozan Daire’nin 16/11/2012 gün ve 2010/14071-2012/18416 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden 3M Company'nin dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri olduğunu ve tüm dünyada faaliyet gösterdiğini, bu şirketin iştiraki olan diğer müvekkilinin ise 1988 yılında Türkiye'de kurulduğunu, müvekkili 3M Company adına tescilli “3M” markasının tüm dünyada tanınmış bir marka olup TPE tarafından da tanınmış marka olduğunun ilan edildiğini, bu nedenle anılan markanın aynısının ya da benzerinin başka hiçbir ürün ve hizmet için marka, ticaret unvanı, alan adı veya başka herhangi bir ticari tanıtım amacıyla kullanılmasının mümkün bulunmadığını,
davalı şirketin söz konusu markayı aynen içeren “3MK+Şekil” markasını 05.08.2002 tarihinden itibaren tescil ettirdiğini ve kullandığını, ayrıca yine müvekkilinin markası ile iltibas yaratan “3mk.com.tr” alan adını kendi adına tescil ettirdiğini, diğer davalı olan Miraç Kar'ın ise davalı şirketin ortağı olduğunu ve onun da “3mksecurity.com” alan adını aldığını ileri sürerek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, davalılar adına kayıtlı alan adlarının iptaline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin tescilli marka ve alan adını kullandıklarını, bu şekildeki kullanımın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağını, ayrıca müvekkiline ait marka ile davacıların markası ve unvanları arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerliğin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5126, K. 2013/12778, 18 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama