KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5136 E., 2013/20985 K.·(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.10.2012 tarih ve 2008/317-2012/498 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinde bulunan vadeli Euro hesabından, dava dışı banka görevlisi tarafından 7.790 Euro'nun zimmetine geçirildiğini ileri sürerek, anılan paranın dava tarihi itibariyle M.B. döviz kuru karşılığı olan 14.331,26 YTL'nin, paraların çekildiği tarihlerden itibaren işleyecek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, hesabından yapılan usulsüz tediye işlemleri nedeniyle davalı banka çalışanının haksız eyleminden ötürü alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın dava dışı banka görevlisi tarafından zimmetine geçirilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
4822 sayılı Kanun'la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/e maddesinde tüketicinin “Mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi”, 3 (h) bendinde tüketici işleminin “mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi” ifade edeceği, aynı Yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birinin oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının hesabında bulunan paranın, dava dışı banka görevlisi tarafından zimmetine geçirildiği iddia edilmiş olmasına ve bu işlemin TTK'nın 4. maddesi gereğince ticari iş niteliği bulunmasına göre, 4077 sayılı Yasa kapsamında kalan tüketiciden ve bir tüketici işleminden söz etme imkanı bulunmaması nedeniyle, davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılması gerekirken, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5136, K. 2013/20985, 20 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama