KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5164 E., 2013/20998 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.10.2012 tarih ve 2011/173-2012/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacı şirket ile davalı arasında dağıtım sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme gereği özel bayiliklerde satışa sunulan yayınlarla ilgili ekstra katılım gideri talep edildiğini, buna ilişkin faturalar gönderildiğini ve hesaplarından düşüldüğünü ancak bugüne kadar fatura içeriklerine, borcun sebebine, ne sebeple doğduğu ve nasıl hesaplandığına dair bilgi verilmediğini;
sözleşmeye aykırı ve somut gerçeklere aykırı olarak 30.06.2008 tarihli fatura ile tahakkuk ettirilen 1.098,28 TL, 30.09.2008 tarihli fatura ile tahakkuk ettirilen 3.243,03 TL, 31.12.2008 tarihli fatura ile tahakkuk ettirilen 9.100,72 TL ve 31.03.2008 tarihli fatura ile tahakkuk ettirilen 14.235,66 TL, sözleşme süresinin tümünde davacı tarafça açıklama yapılmadan tahsil edilen ek tutarlar ile izinsiz yapılan virman ile alınan bedelden oluşan miktardan şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ; faturaların taraflar arasında akdedilen 25.04.2008 tarihli Dağıtım Sözleşmesi uyarınca hukuka ve sözleşme hükümlerine uygun olarak düzenlendiğini, anılan faturaların hiçbirisine süresi içerisinde edilmiş bir itirazın bulunmadığını, keşide edilen ihtarnamede ve dava taleplerinde izinsiz olarak yapıldığı ve ödenmediği iddia edilen 3.025,52 TL bedelli virman işlemine ait bedelin ödenmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK'da kendisine fatura tebliğ edilen tarafa faturanın içeriğine itiraz etmesi için 8 günlük süre tanındığı, süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmamış ise faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağının düzenlendiği, dava konusu faturaların davacı şirkete gönderildiği davalı şirket faturalara kanunen öngörülmüş olan sekiz gün içerisinde itiraz etmediği, faturaların kabul edilip onaylandığı, kayıtlara girerek şirketler arası mutabakat yazışmalarının da yapıldığı, davalı tarafın davacıya özel bayilik giderlerine katılım payı açıklamalı.
30.06.2008 tarihli 183763 nolu fatura ile tahakkuk ettirilen 1.098,28 TL 30.09.2008 tarihli 866197 nolu fatura ile tahakkuk ettirilen 3.243,03 TL, 31.12.2008 tarihli 866535 nolu fatura ile tahakkuk ettirilen 9.100,72 TL, 31.03.2009 tarihli 413189 nolu fatura ile tahakkuk ettirilen 14.235,66 TL olmak üzere, toplam 27.677,69 TL tutarlı fatura düzenlenmiş olduğu düzenlenmiş olan bu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının davalıdan 06.07.2009 tarihi itibari ile borç ve alacağının olmadığı,
fatura bedellerinin ödenmiş olduğu,davacı şirketin 2008 - 2009 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu davalı ticari defterlerinde de faturaların kayıtlı olduğu davacının anılan sözleşmeyi imzalayarak davalı şirket ile bir yıl aynı koşullar altında iş ilişkisini sürdürdüğü ve faal bir şirket olan davacı şirketin fatura tarihlerinden yaklaşık bir yıl sonra 04.08.2009 tarihinde bir ihtarname keşide ederek fatura içeriklerinin anlaşılamadığı gerekçesi ile açıklanma yapılmasını ve iadesini talep etmesinin basiretli bir tacir gibi davranma yükümlüğüne uygun olmadığı,
ayrıca davalı tarafça dosyaya ibraz edilen dekont ile 3.025,52 TL tutarındaki virman işlemine ilişkin ödemenin davacıya yapıldığı, dolayısıyla davacının bu yönde de bir bedeli talep ve tahsile hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5164, K. 2013/20998, 20 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama