KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5173 E., 2013/11029 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/07/2012 tarih ve 2011/38-2012/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen şifai sözleşmeye göre, davalı şirketin işlettiği taş ocağından alınan malzemenin taşıma işinin müvekkili tarafından gerçekleştirilmesine rağmen taşıma bedelinin ödenmediğini, bu kapsamda başlatılan icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, nakliye işinin dava dışı başka bir şirkete verilmiş olduğunu, müvekkili ile davacı arasında sözlü veya yazılı herhangi bir sözleşme bulunmadığını belirterek davanın reddine, %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının Karayolları 4.Bölge Müdürlüğü'nden almış olduğu iş kapsamında Sincan taş ocağından Yenikent Ayaş yolundaki adrese malzeme taşıma işinin davacı tarafça gerçekleştirildiği, taraflar arasında bu konuda yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacının yapılan taşıma işi kapsamında 21.935,39 TL alacağı bulunduğu, takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamadığı, alacağın likit bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile icra takibinin kısmen iptaline, 21.935,39 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, taşıma ilişkisi kapsamında itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece icra takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamadığı ve alacağın likit bulunmadığı gerekçesi ile bu yöndeki taleplerin reddine karar verilmiştir. Oysa, dosya kapsamında yer alan ...
35. Noterliği'nin 26.08.2008 tarihli ihtarnamesi ile davacı tarafça dava konusu alacak nedeniyle düzenlenen faturanın davalıya gönderilerek, faturaya konu alacağın ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin 27.08.2008 tarihinde davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, davalının icra takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden bahisle işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, icra takibine konu alacağın sözleşmeye dayalı, belirlenebilir bir alacak olduğu gözetilmeksizin, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi de isabetli görülmemiş, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5173, K. 2013/11029, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama