KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5266 E., 2013/21347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.11.2012 tarih ve 2012/292-2012/313 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İtalya’dan ithal ettiği yarı işlenmiş koyun ve kuzu derisinin davalı Arkas’ın acenteliğini yaptığı gemiye konteyner içinde yüklendiğini, gümrükte ithal işlemlerinin tamamlanmasına rağmen emtianın T.C.D.D.
Liman İşletmesi yetkililerince müvekkiline teslim edilmediğinin, İtalya Gümrük kayıtlarına göre emtianın gemiye teslim edildiğinin ve müvekkilince yaptırılan tespit ile de kayıp derilerin konteyner içine yüklenmiş olduğunun tespit edildiğini, ancak emtianın müvekkiline teslim edilmemiş olması sonucunda mal bedeli ve ithalat masrafları nedeniyle zararının oluştuğunu, davalı ...Ş.’nin emtiayı taşıma rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına almasına rağmen zararı tazmin etmediğini ileri sürerek,
56.900 USD’nin döviz faizi ile 361.268.000.-liranın ise 07.06.1994 tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı acente Arkas Denizcilik A.Ş. vekili, taşıyan 30.05.1994 tarihinde taşımayı tamamlayıp konteynerleri orijinal mühürlü olarak gemiden tahliye ettiği ve sorumluluğunun sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı .... Genel Müdürlüğü vekili, müvekkilinin görevinin gümrüklü sahaya istif edilen ithal emtiayı gümrük işleri bitinceye kadar mühürleri sağlam olarak gümrük sahasında muhafaza etmekten ibaret olduğunu, konteynerin orijinal mühürlü olarak davacıya teslim edildiğini, konteynerin içinin dolu veya boş olmasının müvekkilini ilgilendirmediğini, emtianın yükleme limanından konteynere hiç yüklenmediğini, bu hususun boş konteynerde yaptırılan tespit ile sabit olduğunu savunarak, davanın husumet yokluğu ve esastan reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davalılara iki ayrı hukuki nedene dayanarak tek davada husumet yöneltilemeyeceğini, gümrükte yapılan işlemler sırasında emtianın yükleme yerinde konteyner içine konmadığının saptandığını, bu nedenle taşıma sırasında bir rizikodan söz edilemeyeceğinden davanın esastan da reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davalı TCDD Genel Müdürlüğü hakkında ilk kararın verildiği İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1995/644 E.-2002/542 K. Sayılı 14.06.2002 tarihli kararını davacı vekili temyiz etmediğinden davalı TCDD Genel Müdürlüğü hakkında verilmiş olan hükümde yer alan sorumluluk miktarı açısından usulü kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle, davalı .... yönünden, davanın kısmen kabulüne, davalı ... AŞ hakkında verilen karar kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına, diğer davalı Vento Di Tramontana Gemisi Donatanı Tarros İht. S.P.A. şirketine izafeten Arkas Deniz Nak. AŞ vekiline ise bu davalı hakkında davanın esastan reddedildiği gözetilerek nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, yabancı para veya yabancı paranın Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla açılan davalarda vekalet ücreti, yabancı paranın dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığına göre, ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edilecektir. Davalılar T.C.D.D. ve Vento Di Tramontana Gemisi Donatanı Tarros Iht. S.P.A. şirketine izafeten Arkas Deniz Nak. A.Ş. lehine hesaplanan vekalet ücretlerinin dava tarihindeki kura göre Türk Lirasına çevrilip bu miktar üzerinden hesaplanması gerekirken, karar tarihindeki kura göre hesaplama yapılması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalılardan Ray Sigorta A.Ş. yönünden kararın kesinleşmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmasına rağmen yeniden bu davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5266, K. 2013/21347, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama