KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5280 E., 2013/20718 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.11.2012 tarih ve 2010/28-2012/267 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ...Şube Müdürlüğü'nde açtırmış olduğu 2324 2254759 yatırım hesabı ile bankanın müşterisi olduğunu, bu hesap üzerinden borsada hisse senedi alım satım işleri yaptığını, 08/12/2009 tarihinde müvekkilinin hesabından saat 14:25 ile 15:30 arasında kullanmış olduğu hesabından güvenlik duvarını kıran kişiler tarafından müvekkilin hisse senetlerini olağan dışı bir şekilde zararına satılarak başka bir hesaba aktarıldığını, diğer davalı ...Ş.'nin ise müvekkilinin bilgisi dışında ve usulsüz olarak GSM hattına bloke koyduğunu ileri sürerek 16.802,00 TL'nin olay tarihi 08/12/2009 dan itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalı banka vekili, davacının kişisel bilgilerini koruyamadığını, internet hesabından paranın çalınmasında davacının kusurlu olduğunu ve diğer davalının davacıya ait GSM kartının kopyalanmasına sebebiyet verdiğini ve bu suretten doğan zarardan sorumlu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca hesap sahibi ile banka arasında mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmenin olduğu, bankaların aldıkları mevduatı sahtecilere karşı özenle korumak yükümlülüğünde bulunduğu, davalı tarafından davacıya ait müterafik kusurun varlığının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.802,00 TL'nin olay tarihi olan 08/12/2009'dan itibaren uygulanacak ticari faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, internet bankacılığından doğan alacak talebine ilişkin olup, mahkemece karar gerekçesinde davalı bankanın hukuki sorumluluğu tartışılıp, davalı banka aleyhine hüküm kurulduğu anlaşılmakla birlikte, karar başlığında dava dilekçesine uygun olarak iki ayrı davalı gösterildiği halde, kararın hüküm bölümünde " ... davalıdan alınarak davacıya ödenmesine." şeklinde hüküm kurulması infazda tereddüt oluşturacak nitelikte olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5280, K. 2013/20718, 18 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama