KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5302 E., 2013/15578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
647 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.05.2010 gün ve 2006/808-2010/256 sayılı kararı bozan Daire’nin 23.11.2012 gün ve 2010/13882-2012/19043 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ile davalılardan ... ve ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Deniz Dış Ticaret A.Ş'nin Demirbank A.Ş.
(HSBC Bank A.Ş.) ...Şubesi'nde 30.06.1998 vadeli 6.358.000 USD tutarında akreditif açtırdığını, bu krediye müvekkili ile dava dışı şirketin yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan davalıların kefil olduklarını, asıl borçlu şirketin akreditif bedelini bankaya ödeyememesi nedeniyle bankanın 30.06.1998 tarihinde akreditif bedelini 1.697,831,58 TL kredi kullandırılarak ödediğini, 09.10.1998 tarihinde kredi bakiyesinin 963.888,02 TL olduğunu ve bankanın kura göre krediyi 3.488.556 USD'ye çevirdiğini, kredi borçlusu şirketin vadesinde ödeme yapmaması üzerine borcun kefillerden istendiğini, bu kapsamda müvekkilinin 02.07.1998 tarihinde 380.000 USD,
09.07.1999-30.09.1999 tarihleri arasında 451.576 USD olmak üzere toplamda 831.576 USD karşılığı TL ödeme yapmak suretiyle dava dışı şirketin borcunu sıfırladığını, müvekkilinin 25.06.2001 tarihinde bankaya ödediği 831.576 USD'nin 3/4'ü olan 623.682 USD'nin ödenmesi için diğer kefiller olan davalılara ihtarname gönderdiğini, bu tarih itibarıyla alacağının işlemiş faizi ile birlikte 1.053.732,73 USD'ye ulaştığını, davalılar tarafından müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını, 831.576 USD ana para ve 963.61 USD faiz olmak üzere borcun 25.10.2001 tarihi itibarıyla 1.092.539,61 USD'ye ulaştığını,
bu miktarın 1.346.259.17 TL ana para ve 422.480,51 TL faiz olmak üzere 1.768.739.68 TL'ye tekabül ettiğini ve bu tarihi itibarıyla temerrüt gerçekleştiğinden temerrüt tarihinden itibaren ana paraya avans faizi işletilmesi gerektiğini, alacağın dava dışı asıl borçludan tahsil edilemediğini belirterek bu miktarın 3/4 ünü teşkil eden 1.326.554.92 TL ile 25.10.2001 tarihinden itibaren 1.346.259,18 TL ana paranın 3/4 ünü teşkil eden 1.009.694,39 TL asıl alacağa işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan eşit miktarda tahsilinin gerektiğini ileri sürerek,
şimdilik her bir davalıdan 10.000 TL olmak üzere toplam 30.000 TL alacağın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davalılardan ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar haklarında açılan davaların kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/13882 E, 2012/19043 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur. Davacı vekili ile davalılardan ... ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Davacı ve davalılardan ... vekilinin karar düzeltme istemine gelince, Dairemizin 23.11.2012 tarihli bozma ilamında da vurgulandığı üzere tarafların yönetim kurulu üyesi oldukları anonim şirketin bankaya olan borcunun bir kısmının ödenmek suretiyle kapatıldığı ve bu şekilde davacının ödemesi gereken paydan daha fazla miktarda ödeme yaptığı hususu dosya kapsamı ile sabittir.
Davacının davalılara rücu edebileceği miktarın tayininde kefiller tarafından yapılan ödemeler toplamının dörde bölünmesi suretiyle her bir kefilin sorumluluk miktarının belirlenmesi doğru olduğu gibi kendi hissesinden fazla ödeme yaptığı belirlenen davalı ...ödemesinin davacının diğer iki davalıya karşı kullanabileceği rücu hakkının tayininde değerlendirilmiş bulunması karşısında mahkemece ulaşılan sonucun doğru görülmesi nedeniyle Dairemizin 23.11.2012 gün ve 2010/13882 E, 2012/19043 K sayılı bozma kararının kaldırılarak usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5302, K. 2013/15578, 13 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama