KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5390 E., 2013/20294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.05.2012 tarih ve 2010/334-2012/165 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile ortak bir şirket kurduklarını, aralarındaki ortaklığın davalının hiç bir haklı gerekçe olmadan şirketin mevcut makinelerini ve işlenmiş şeker maddesini haber vermeksizin kaçırması ile bozulduğunu, davalı tarafından kaçırılan küp şeker üretim tesisinin değerinin 200.600,00 TL olduğunu, bu bedelin kendisi ve davalı tarafından ortaklaşa 1/2 hisseler şeklinde ödendiğini, ayrıca davalı tarafından kaçırılan şekerin 30.000,00 TL değerinde olduğunu, davalının makineyi ve şekeri sattığını, kendi payını vermediğini ileri sürerek, kaçırılan küp şeker üretim tesisine ve kaçırılan 30.000,00 TL değerindeki şeker maddesine tedbir konulmasına ve şirket ana sözleşmesinden hissesine düşen 115.300,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hali hazırda müvekkili adına davacının iddia ettiği gibi bir faturanın bulunmadığını, bu sebeple davada husumetin Eruz Gıda maddeleri Tic. San. Ltd. Şti'ye yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise dava konusu alacağın müvekkili noktasında bulunmadığından davanın esastan reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alacak isteminin limited şirkete yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, yukarıda ifade edildiği gibi, davanın husumetten reddine karar verilmiş olmasına rağmen, Hüküm fıkrasının “6” nolu bendinde, “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 1136 sayılı Avukatlık Kanunu madde 164/son Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi madde 7 ile Avukatlık Asgari Ücret tarifesi 2. Bölüm ikinci kısım nazara alınarak
1.200,00 TL vekalet ücretinin tahsili ile davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm kurulmuştur. Davanın reddedilmiş olmasına rağmen, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya uygun olmayıp, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5390, K. 2013/20294, 12 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama