KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5446 E., 2013/21638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.12.2012 tarih ve 2011/342-2012/323 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile 18/04/2005 tarihinde acentelik sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmenin 6 yıl boyunca herhangi bir sorun olmaksızın devam ettiğini, 15/04/2011 tarihinde Hür Sigorta A.Ş’nin Akdeniz Bölge Müdürü ile aralarında bir telefon görüşmesi gerçekleştiğini, bu görüşme sonucu sigorta yapmak için kullandığı ve davalı şirket tarafından kurulmuş olan programın kullanıma kapatıldığını, acentelik sözleşmesinin 25. maddesi uyarınca davalı şirketin acentelik sözleşmesini her zaman feshedebileceğini, ancak hem ekranı kapatıp,
hem de sözleşmeyi feshetmeme gibi bir yetkisinin olmadığını davalı şirketin 23/05/2011 tarihine kadar sözleşmeyi feshetmediğini, davalının eyleminin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymadığını, davalının haksız eylem sebebiyle müşterilerinin sigorta sözleşmelerini yenileyemediğini, ihalelere iştirak edemediğini, başka sigorta şirketleri ile de anlaşamadığını, bu durumun psikolojisini bozduğunu, borçlarını ödeyemez hale getirdiğini, itibarını zedelediğini ileri sürerek, 10.000 TL manevi, 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin davacı borçlarını ödemediğinden haklı nedenlerle feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davalı sigorta şirketinin davacının borçlarını ödememesi sebebiyle önce ekran kapatma, sonra sözleşmeyi feshetme şeklinde gerçekleşen eylemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık ve iyi niyet esaslarına muhalefette bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5446, K. 2013/21638, 28 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama