KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5506 E., 2013/21055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.11.2012 tarih ve 2010/172-2012/275 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... katılma yoluyla davacı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “üç şerit” markasının 1949 yılından beri dünya çapında çok yoğun bir biçimde kullanılarak yüksek itibarlı dünya markası haline geldiğini, “üç şerit” markasının ayakkabılar ve diğer spor giyim ürünleri ve malzemeleri için TPE nezdinde tescilli olduğu gibi, “ayakkabı üzerinde üç şerit” şekil markasının ayakkabılar için 1968 yılından beri ayrıca tescilli olduğunu, ayrıca iki ve dört şeritli markalarında tescille korunduklarını, ADİDAS ürünlerinin tüm dünyada şeritleriyle tanındığını, davalının müvekkilinin “üç şerit” markası ile “iki şerit” ve “dört şerit” markalarını,
üretip pazarladığı spor ayakkabıları üzerinde müvekkili markalarına tecavüz eder mahiyette ve haksız rekabet yaratacak şekilde kullanıldığını ileri sürerek, davalının ürünleri üzerinde davacıya ait “iki şerit”, “üç şerit” ve “dört şerit” markaların kullanımının davacı markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalının ürünleri üzerinde “iki şerit” ve “dört şerit” markalarının kullanımının davacıya ait dünyaca tanınmış çok meşhur ve maruf “üç şerit” markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalının ürünlerinin tasarım,
dizayn ve diğer kamuoyuna sunuluş biçimleri itibarıyla müvekkili ürünleri ile iltibas ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, markaya tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine ve men’ine, 50.000 YTL manevi, 1.000 YTL maddi tazminat ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davasını dayandırdığı “iki şerit” ve “dört şerit” markalarının hükümsüzlüğü için açılan derdest davaların sonucunun bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, müvekkili şirket ürünlerinde kullanılan şeritlerin davacıya ait şeritlerle benzerliğinin bulunmadığını, müvekkili şirkete ait ayakkabılarda KİNETİX yazısının ayakkabının arkasında ve üzerinde, yine KİNETİX’in tescilli işaretinin ayakkabının yanında ve üzerinde açıkça yer aldığını, çok parçalı, çok şekilli, çok hareketli görünümün spor ayakkabıları için genel bir koncept olduğunu, dört veya iki şeritten oluşan bir şeklin anonim bir şekil olup,
ayırt edicilik vasfının mevcut olmadığını, müvekkili adına tescilli olan KİNETİX marka ve logosunun Türkiye dışında bir çok ülkede de marka tescili almış, Türkiye’nin tanınmış markalarından olduğunu, ayakkabı modellerinin de büyük farklılıklar gösterdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, tazminatlar bakımından karar bozulmamış olup bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda da tazminat hesabı yapılamamış olup bozma sonrasında sadece fazladan benzer bir model tespit edildiğinden ve zaten hangi modelin ne kadar kullanıldığı da tespit edilemediğinden önceki kararda hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlarda bir değişiklik yapılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle, bozma kapsamı dışında kalıp kesinleşen konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalının davacının ayakkabı modeli ile iltibas oluşturan modelleri Delta Canyon,
Jawa Dagger ismiyle piyasaya sürdüğü model ayakkabıları üretip piyasaya sürmesinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, bu modellerin ihraç, satış ve piyasaya sürülmesinin önlenmesine, reklam katalog ve diğer basılı evraklarda kullanımının önlenmesine, 15.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden yürütülecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminattan fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak taleple sınırlı olarak 1.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden yürütülecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
hükmün özetinin karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak yüksek tirajlı bir gazetede bir kez ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... katılma yoluyla davacı vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 03/09/2001 olan dava tarihinin karar başlığında 28/09/2010 olarak belirtilmesi maddi bir hataya yönelik olup, mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5506, K. 2013/21055, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama