KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5558 E., 2013/20303 K.·(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Davalılar
- 1- TARIM SİGORTALARI İŞLETMESİ A.Ş. (TARSİM
Karar Metni
788 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tuzluca Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.09.2012 tarih ve 2011/42-2012/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait kayısı bahçelerinin "don" rizikolarına karşı davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığını, 13/04/2010 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle kayısı ağaçlarındaki meyvelerin zarar gördüğünü, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL'nin zarar tarihinden itibaren işleycek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 06.03.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 12.895,00 TL'ye yükseltmiş ve don olayı tarihini de 14.04.2010 olarak düzeltmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan hasarın sigorta poliçesinin kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın ıslah edilen miktar olan 12.895,00-TL üzerinden kabulü ile olay tarihi olan 14.04.2010'dan itibaren kabul edilen değere ticari faiz uygulanmasına, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı TARSİM vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak hasar tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. Maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, temerrüt tarihinin buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz istemine gelince, 21.06.2005 tarih ve 25852 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanarak yürürlüğe giren 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu ile üreticilerin bu kanunda belirtilen riskler nedeniyle uğrayacağı zararların tazmin edilmesi amacıyla tarım sigortaları uygulamasına geçilmiştir. Hangi risklerin teminat altına alınacağı anılan Kanun'un 12. maddesinde açıklanmıştır.
Tarım sigortaları, Devlet desteğini zorunlu kılan çok yüksek riskli sigortalar olduğundan, ülkemiz koşulları itibariyle serbest piyasa şartlarında yapılmaları şu an itibariyle mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle tarım sigortalarının yapılabilmesi için kanun koyucu özel bir yapıya ihtiyaç duymuş, ‘Tarım Sigortaları Havuzu’ kurumunu oluşturmuştur.
Bu yapının amacı 5363 sayılı Kanun'un 4. maddesinde etraflıca açıklanmış, devamı maddelerinde nasıl çalışacağı, görevleri ve hangi yetkilere sahip olacağı düzenlenmiştir. Kanun'un tamamı değerlendirildiğinde tarım sigortaları ile ilgili sistem, normal sigortalardan oldukça farklılıklar arz etmektedir. Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından sigorta ettirenlerden tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzu'na aktarılmaktadır.
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı primler bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘kamu alacağı’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır. Tarım sigortaları düzenlemesinin asıl amacı, üreticilerin zararlarını karşılamak, uzun vadeli gelir istikrarına kavuşmalarını temin etmek, ekonomik ve sosyal bakımından toplumsal katkılar sağlamaktır.
Bu yönüyle kamu düzenini ilgilendiren sigorta türü olduğunu söylemek mümkündür.
Tarım sigortalarının işleyişinde temel unsur Tarım Sigortaları Havuzudur. 5363 sayılı Kanun’un 9. maddesinde bu Havuzun işletilmesine ilişkin iş ve işlemlerin, Havuza katılan ... şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olacağı anonim şirket statüsünde kurulacak şirket tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı hükümde tazminat ödemeleri dahil olmak üzere şirketin görevleri sayılmıştır. Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım sigorta sözleşmelerini kendi adlarına akdedecekleri, prim ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Bu Kanun çerçevesinde Havuzu işletmek üzere Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş. (TARSİM) kurulmuştur. Somut olayda davacı bu havuzun ortağı olduğu anlaşılan davalı Groupama Sigorta A.Ş. ile kayısı mahsulünü kapsayan “Groupama Sigorta Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi” düzenlemiştir. Anılan sigorta poliçesinden dolayı tazminat ödeme yükümlülüğü, TARSİM A.Ş.’ye aittir. Bu itibarla TARSİM adına poliçe tanzim eden davalı ... şirketine husumet yöneltilemeyecek olup, davanın husumetten reddi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5558, K. 2013/20303, 12 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama