KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5585 E., 2013/20974 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.01.2013 tarih ve 2010/483-2013/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı borçlu Saymak Doğalgaz İnşaat Taah. İnş. Malz. Hay. Gıda San. Tic. Ltd.
Şti. arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalının dava dışı asıl borçlunun doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını oluşturmak üzere maliki olduğu taşınmaz üzerinde ipotek tesis ettiğini ve ipotek tesis ederken de tesis ettiği ipotekten ayrı olarak lehine ipotek verdiği asıl borçlunun müvekkiline olan borcuna ipotek limiti kadar müşterek borçlu ve müteselsil kefil olmayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalının hem ipotek veren üçüncü kişi hem de müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk altına girdiğini, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle ilamsız icra takibi başlattıklarını,
davalının kefil olmadığını ileri sürerek takibi durdurduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ipotek resmi senedindeki ipotek limiti miktarınca müteselsil ve müşterek borçlu sıfatıyla ibaresindeki borçlunun kredi sözleşmesinde imzası bulunan kredi borçlusu olduğunu, müvekkilinin kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzası olmadığı için şahsi kefaletinin de söz konusu olmadığını, müvekkilinin ipotek verdiği meskenin Erzurum Aile Mahkemesi'nin 2010/217 Esas sayılı dosyası ile aile konutu davasına konu edildiğini ve mahkemece ipoteğin fekkine karar verildiğini, bu kararla birlikte ipoteğe bağlı sorumluluğun da ortadan kalktığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ipotek akit tablosunun 5. maddesi uyarınca ipotek limitince üçüncü kişinin çektiği krediye müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olduğu yönünde imzası bulunduğu ve bunun geçerli olduğu, davalının kefalet limiti olan 100.000,00 TL kadar müştereken ve müteselsilen borçlu olduğu, takibin de 100.000,00 TL üzerinden başlatıldığı, her ne kadar davalı taraf, davalının kefil olmasının eşinin imzası ile geçerli olacağını iddia etmiş ise de, ipotek akit tablosunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan BK'da böyle bir düzenlemenin bulunmadığı gerekçesiyle, davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5585, K. 2013/20974, 20 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama