KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5695 E., 2013/20237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
713 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/01/2013 tarih ve 2011/210-2013/13 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, sektörde tanınmış bir şirket olan müvekkilinin 09.07.1986 tarihinde tescil ve ilan edilen ticaret unvanının ayırıcı unsurunun ... ibaresi olduğunu, müvekkilinin ... ibaresini ticari faaliyetlerinde markasal olarak da kullandığını, 556 sayılı KHK’nın 8/3.maddesi kapsamında ... ibaresi üzerinde markasal kullanım önceliği ve gerçek hak sahipliğinin bulunduğunu, ticari faaliyetlerinin tanıtımını 18.07.2003 tarihinde adına tescil ettirdiği www.....com ibareli alan adı ile oluşturduğu web sayfasında gerçekleştirdiğini, işletmesinin davalı ile aynı organize sanayi bölgesinde bulunduğunu,
müvekkilinin 22.07.2011 tarihinde ''...'' ibareli marka tescil başvurusunu gerçekleştirdiğini, davalının müvekkilinin ticaret unvanıyla iltibasa sebebiyet verecek biçimde ''...
Çelik Döküm Makina Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'' ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirip kullanmaya başladığını, ticaret unvanları arasında iltibas bulunduğunu, davalının bu ibareyi aynı zamanda markasal olarak da kullandığını, ticari işletmesini ve faaliyetlerini www.....com.tr alan adı altında oluşturduğu web sayfasında tanıttığını, davacı ve davalının hitap ettiği çevre ve iş kolunun birbirleriyle ilişkili olduğunu, davalının eylemlerinin müvekkilinin tescilsiz markadan doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu ve haksız rekabet yarattığını, davalının kötüniyetli olduğunu,
basiretli bir tacir gibi davranmadığını belirterek iltibas yaratan davalı unvanından TTK'nın 54. maddesi uyarınca ... ibaresinin silinmesine, davalı yanın haksız olduğunun tespitine, yarattığı haksız rekabetin men'ine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına,
1.000,00 TL manevi tazminat ile şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı adına tahsis edilmiş olan www.....com.tr ibareli alan adının ve tahsisinin iptaline ve kullanımına son verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında davasını kısmen ıslah ederek müvekkiline ait 2011/60773 sayılı marka başvurunun 12.10.2012 tarihinde tescil edildiğini belirterek davalının müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüzünün tespiti, durdurulması ve men'ine de karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı ve müvekkilinin iş konumunun birbirlerinden farklı olduğunu, müvekkilinin ''...'' ibaresini kullanarak ürün satmadığını, davacının tescilli bir markasının bulunmadığını, tarafların kullandıkları logoların tamamen farklı olduğunu, ../... -2-
müvekkilinin tescilli unvanını kullandığını, haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, iltibas tehlikesinin bulunmadığını, müvekkili adına tescilli markanın kullanımla ayırtedicilik kazandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticaret ünvanının 1986 yılında, davalının ticaret ünvanının ise 2009 yılında tescil edilmiş olup, her iki ünvanda ''...'' ibaresinin asıl ve ayırtedici unsur olarak kullanıldığı, iltibas tehlikesinin bulunduğu, tescilde öncelik hakkının davacıda bulunması karşısında davalının ticaret ünvanından ''...'' ibaresinin terkin edilmesi suretiyle iltibasın önlenmesinin zorunlu olduğu, davalının ticaret ünvanının sicilden terkinine kadar kullanımında hukuka aykırılık bulunmadığı,
davalının ''...'' ibaresini tanıtım vasıtası olarak iş makineleri, yedek parçaları ile ilgili faaliyetinde ve tanıtım evrakında markasal olarak kullandığı, www.....com.tr ibareli alan adı üzerinden faaliyetlerinin tanıtımını yaptığı, davacının 1986 yılından itibaren ticaret ünvanının tescili ile birlikte ''...'' ibaresini markasal olarak da kullandığı, davacının ''...'' ibaresi üzerinde 556 sayılı KHK m.8/3 maddesi uyarınca hak sahibi bulunduğu, davalı eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu, davacının tescilsiz olarak kullandığı ''...'' ibaresini dava tarihinden önce marka olarak tescil ettirmek üzere TPE'ye başvurduğu,
başvurunun yargılama sırasında kesinleştiği ve 12.10.2012 tarihinde marka olarak tescil edildiği, davalının kullandığı tescilsiz işaretin davacı markası ile iltibasa sebebiyet verdiği, davacı yönünden maddi ve manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının ticaret unvanından ''...'' ibaresinin terkinine, davalının ''...'' ibaresini tescilli ticaret unvanı kullanımı dışına taşacak şekilde markasal kullanımının, davacının ''...'' ibareli tescilli ticaret unvanı,
tescilsiz marka kullanımından doğan hakları ve 12.10.2012 tarihinde tescil edilen marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, yaratılan haksız rekabetin men'ine, marka hakkına tecavüzün durdurulması ve giderilmesi ile men'ine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalıya tahsis edilen www.....com.tr ibareli alan adının iptal ve terkini ile kullanımına son verilmesine, 1.000,00 TL manevi tazminat ile 5.000,00 TL maddi tazminatın 19.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5695, K. 2013/20237, 12 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama