KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5904 E., 2013/21242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.12.2012 tarih ve 2010/102-2012/638 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Diyarbakır şubesinde yatırım hesabı sahibi olduğu, müvekkilinin haberi olmadan "Bilgisayar Korsanlığı yoluyla" 02/07/2009 günü yatırım hesabından bulunan menkul kıymetler iki ayrı işlemle satılarak 24.043,00 TL çevrildiğini, hemen ardından bunun 24.000 TL'si EFT yoluyla Adana ilindeki "Torsay Gıda Tem" isimli bir şirket adına havale edilerek çekildiğini, davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek, 24.000 TL'nin işlem tarihi (02/07/2009) itibariyle ticari temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın tüm önlemleri aldığını, davacının Akıllı SMS'i kullandığını, davacının telefonuna şifre gönderildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötüniyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen,
bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen ve işlemler sırasında üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyip şüpheli işlemler sırasında işlemlere devam edildiğinin anlaşılmış olmasına göre, oluşan tüm zararda davalı bankanın tam kusurlu olduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne, 24.000 TL tazminatın dava tarihi olan 02.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Temyiz dilekçesinin verilme usulü 1086 Sayılı HUMK'un 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından 06/02/2013 havale tarihli dilekçeyle katılma yoluyla temyiz talebinde bulunulmuşsa da temyiz harcı yatırılarak temyiz defterine kaydedilmediğinden, usulüne uygun yapılmayan temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5904, K. 2013/21242, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama