KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5920 E., 2013/21615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/09/2012 tarih ve 2011/31-2012/182 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TPE nezdinde 05. ve 29. sınıflarda 2009/10153 sayılı “ZİNKOFİSH" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun TPE resmi markalar bülteninde yayınlanmasını takiben, diğer davalı şirketin "ZİNCO-F" ibareli markasını mesned göstererek itirazda bulunduğunu, itirazın kabul edilerek başvurularının reddedildiğini, ret kararına karşı yaptıkları itiraz sonrası, itirazın yeniden incelenmesi talebini değerlendiren TPE YİDK’nun nihai olarak marka başvurusunun reddine karar verdiğini, dava konusu markalar arasında harf sayıları, dizilişleri, akılda kalıcı unsurları,
kullanıcı üzerinde bırakacakları etki ve algı yönünden yeterince farklılık olduğunu, ayırt edici ekler nedeniyle bilgelenmiş tüketici grubu ve sıradan halk kitlesi açısından yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğunu, müvekkilinin başvurusu ile davalının markalarının arasında benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek. TPE YİDK’nun 2010-M-4805 sayılı kararının iptali ile markanın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının "ZİNCO" asıl unsurlu seri markalarının aldıkları ilaveler ile birlikte yoğun bir tanıtım ve kullanımının bulunduğu, KHK 8/4 hükmü anlamında tanınmış kabul edilemez ise de, kullanımla ayırt edicilik seviyesinin yükseldiğinin kabulü gerektiği, işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu gibi, genel izlenimi ve algılanışları da benzer bulunduğu; bu nedenle KHK'nin 8/1-b bendi anlamında başvuru ile redde mesnet markanın benzer olduğu; YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5920, K. 2013/21615, 28 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama