KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5932 E., 2013/21337 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.05.2010 tarih ve 2009/93-2010/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "Yami" ibareli markaların bulunduğunu, davalının 2007/60107 sayı ile "Yumymumy" ibareli marka başvurusuna karşı yaptıkları itirazın TPE YİDK tarafından kabul edilmediğini, davalı markasının "yami mami" şeklinde okunduğunu, davalı kurumun daha önceki "Yammi Mammi", "Yami Mammi" ve "Yami Mami" ibareli markalara yaptıkları itirazı kabul ettiğini, dava konusu markanın da bunlardan farklı olmadığını, markaların benzerliğinden dolayı iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek TPE YİDK 2009-M-831 sayılı kararının iptalini, davalı başvurusuna konu "Yumymumy" ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı markaları ile dava konusu markanın iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markaları ile dava konusu markanın benzediğinin kabul edilemeyeceğini, davalı başvurusunun kapsamında 35. sınıfa dahil hizmetler varken davacı markalarının 05, 09, 28, 29, 30, 32 ve 38. sınıfa dahil hizmet ve emtialar için tescilli olduğu, taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerin tüketici profilleri, üretim ve dağıtım kanalları, satış noktaları itibariyle tamamen farklı sektörde yer aldıkları, birbirileri yerine ikame olanaklarının bulunmadığı,
bu sebeple bir an için işaretler benzer kabul edilse dahi karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceği, işaretlerin farklılığından davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlanması, itibarına zarar verilmesi ya da onun ayırt edici karakterinin zedelenmesi ihtimalinin bulunmadığı, bu itibarla davacı markasının tanınmış olup olmadığının sonucu etkilemeyeceği, başvurunun kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5932, K. 2013/21337, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama