KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5947 E., 2013/12893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.09.2010 gün ve 2008/688-2010/489 sayılı kararı bozan Daire’nin 17.01.2013 gün ve 2011/15744-2013/960 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen 02.05.1997 tarihli ihracata yönelik imalat ve satış sözleşmesi uyarınca davalının 31.12.1999 tarihi itibariyle 52.066,05 TL borcunun bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak istenen 20.000,00 TL yargılama sırasında yapılan ıslah ile artırılarak toplam 52.066,05 TL’nın temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olan olaylar ve ticari ilişkilerin 1992-1997 dönemine ilişkin olduğunu, bu nedenle dava konusu alacağın Borçlar Kanunu 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece davalının davacı şirkete gördüğü hizmetler karşılığı komisyon adı altında ücrete hak kazandığı, yapmış olduğu işlemlerin iş görme sözleşmesi olarak tasnif edilebileceği, iş görme sözleşmesine de Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca vekalet sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağı, bu durumda BK’nın 126/4. maddesi hükmü uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı, davalı alacağın 10 yıllık zamanaşımına uğradığını belirterek itirazını bu şekilde ileri sürmüş ise de uygulanacak hukuku belirlemenin hakimin görevi olduğu, bu nedenle davalının zamanaşımı itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.01.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili ve davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ve davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5947, K. 2013/12893, 20 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama