KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5950 E., 2013/14652 K.·D
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2011 gün ve 2009/378-2011/495 sayılı kararı bozan Daire’nin 26.12.2012 gün ve 2012/18012-2012/21616 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketin davalı bankadan kullandığı krediye, diğer müvekkilinin kefil olduğunu, kredi borcunun zamanında ödenememesi nedeniyle hesabın kat edilip müvekkilleri hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi ve ilamsız takip yoluyla icra takiplerine girişildiğini, borcun tasfiyesi amacıyla taraflar arasında 07.12.2007 tarihli bir protokol imzalandığını ve müvekkili şirkete ait otelin davalı bankaya devredildiğini, davalının 07.07.2009 tarihli ihtarname ile kullanım bedeli ödenmediği gerekçesiyle protokolü haksız şekilde feshettiğini,
oysa kullanım bedelinin ödenmeye başlanması için otelin teferruat ve müştemilatlarıyla beraber tutanakla teslim edilmesinin gerektiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli dava konusu otelin tapu kaydının iptali ile müvekkili şirket adına tescilini, bu mümkün olmazsa hesaplanacak gayrimenkul bedelinden davalı alacağının mahsubu ile bakiyeden şimdilik 100.000,00 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin protokol gereği kullanım bedelini ödemediği gibi ödemenin aksadığı 3. aydan sonraki 1 ay içinde oteli boş ve sağlam olarak müvekkiline teslim de etmediğini, bunun üzerine protokolün müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu otelin kullanımının halen davacının elinde bulunması nedeniyle otelin kendilerine teslim edilmediğine ilişkin davacı taraf iddiasına itibar edilmediği, davacı tarafça davalı bankaya olan borçlarının tasfiyesi amacıyla serbest iradeleri ile protokol düzenlendiği, borçlarına mahsuben dava konusu otelin mülkiyetinin davalıya devrinin yapıldığı,
davacının serbest iradesi ile tapuyu davalıya devrettikten sonra tapu kaydının iptalini isteyemeyeceği, taşınmaz davalı tarafından satıldıktan sonra satış bedeli ve masrafları dikkate alınarak protokol kapsamında davacının bir alacağının olup olmadığının belirlenebileceği, bu nedenle davacı tarafın bedel talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 26.12.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle taraflar yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5950, K. 2013/14652, 11 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama