KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/620 E., 2013/17789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2009/211-2010/272 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Eti" ibareli bir çok tescilli markasının bulunduğunu, davalı şirketin "Etire" markası için tescil talep ettiğini, yaptıkları itirazın davalı kurum Markalar Dairesi Başkanlığı ile Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca reddedildiğini, oysa taraf markalarının iltibasa neden olacak derecede birbirlerine benzediğini, müvekkili markasının tüm sınıflarda koruma sağlayan tanınmışlık vasfına sahip olduğunu, davalı marka tescilinin müvekkilinin tanınmış markasının ayırdedicilik karakterine zarar vereceğini, haksız yarara sebep olacağını,
seri marka intibaını uyandıracağını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 2007-M-2943 sayılı kararının iptalini, davalı şirketin 2007/62837 sayılı "Etire" markasının tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiş, bilahare davalı şirket hakkındaki hükümsüzlük talebinden feragat etmiştir.
Davacı vekili, birleştirilen dosyada da, Armada İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti'ne karşı açtığı davada, aynı iddialarını tekrar ederek davalı şirketin 2007/62837 sayılı "Etire" markasının tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, markalar arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunmadığını, tanınmışlıktan haksız yarar sağlanmayacağını, müvekili kurumun kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun ETİ ibaresinden oluştuğu, anılan kelimenin somut ve soyut olarak ayırt edicilik vasfının bulunduğu, davalı başvurusunun konusu olan işarette ETİRE ibaresinin asıl ve ayırt edici unsurlarından biri konumunda olduğu,
tüketicinin ETİ ibareli markasını taşıyan ürünlerden satın almak veya hizmetlerden yararlanmak isterken davalının ETİRE ibareli işaretini taşıyan ürün ve hizmetleri satın alma yönünden tercihte bulunabileceği, marka ve işaretin birbirleriyle idarî ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde algılamada bulunulabileceği, davacının ETİ ibareli markasının tanınmış olduğu,
davalının başvurusunun 35/7. sınıftaki mağazacılık hizmetleri bakımından tescilinin davacının markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp onun itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyebileceği, davacının hükümsüzlük isteminden feragat ettiği gerekçesiyle davanın TPE ve davalı şirkete karşı açılan YİDK kararının iptali istemi yönünden kabubüne, TPE YİDK'nın 2009-M-2493 sayılı kararının iptaline, asıl ve birleşen dosyalarla açılan hükümsüzlük istemli davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/620, K. 2013/17789, 7 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama