KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/6307 E., 2013/21722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Malkara Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/10/2012 tarih ve 2011/223-2012/558 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin müşterek miras bırakanları ...'in 20/10/2010 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak eşi ... ile müşterek çocukları 1996 doğumlu ...'in kaldığını, murisin davalı Maybi Malkara Birlik Süt ve Süt Ürünleri AŞ'de ortak olarak bulunmakta iken şirket ortaklığından ayrıldığını, ortaklıktan ayrılırken kendisine ödenmesi gereken ortaklık payının eksik olarak ödendiğini ileri sürerek, ödenmesi gereken ortaklık pay bedeli olan 50.000 TL'nin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın talebinin dayanağının muris ...'in dava dışı... ... ve ...'a yapmış olduğu hisse devrine ilişkin olduğunu, bu halde davacıya karşı bir borç varsa, bunun borçlularının... ... ve ... olması gerektiğini, yapılan sözleşme gereği devir bedelinin ...'e ödendiğini, eksik ödeme iddiasının mesnetsiz olduğunu, bugüne kadar ne davalı şirkete ne de hisseleri devralan... ... ve ...'a herhangi bir ihtarname gönderilmediğini bildirerek, davanın taraf sıfatı yokluğundan husumet nedeniyle reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların, daha önce davalı şirkette ortaklığı bulunan ...'in mirasçıları oldukları, ...’in 2009 yılında ortaklık payını bedeli karşılığında dava dışı... ... ve ...'a devrettiği, devir sözleşmesinin davalı şirketle yapılmadığı gibi, davalı şirketin ortaklık payının devri sözleşmesi nedeniyle herhangi bir yükümlülüğünün de bulunmadığı, bu nedenle davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/6307, K. 2013/21722, 29 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama