KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/6565 E., 2013/21074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.05.2012 tarih ve 2011/395-2012/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin uluslararası alanda nakliye hizmeti verdiğini, Belçika'daki faaliyetlerini acentesi Transuniverse Cargo N.V. aracılığıyla yürüttüğünü, müvekkilinin Belçika departmanında çalışan kişilerin önemli bölümünün 2001 yılında ard arda istifa ettiklerini, istifa eden davalı ...'in müvekkilinin ilgili departmanın şefi olduğunu, yurt dışındaki acentenin Türkiye'de Transuniverse Nakliyat ve Lojistik Ticaret A.Ş. unvanıyla aynı alanda faaliyet gösteren şirket kurduğunu, davalı ...'in şirketin kurucu ortağı olduğunu, kurucular arasında Belçika’daki şirketin ortaklarının da bulunduğunu,
davalı ...'nin müvekkili şirkette çalışırken fesih ihbarı süresi içinde müvekkilinin ticari sırlarını Belçika'daki şirkete e-mail yoluyla bildirdiğini, davalıların haksız rekabet oluşturan eylemleri nedeniyle müvekkilinin zarar gördüğünü ileri sürerek, 25.000 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, müvekkili şirketin Belçika'daki şirketin acente veya temsilcisi olmadığını, bağımsız ve tüzel kişiliğe haiz olduğunu, davacı ile davalı eski çalışanları arasında yazılı hizmet sözleşmesi bulunmadığını, davalıların, davacı şirketin yönetim kurulu üyeleri, ticari vekili veya mümessili olmadıklarını, müvekkillerinin haksız rekabet oluşturan eylemi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada ise, yersiz açılan dava nedeniyle müvekkilinin manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, her bir davacı için 5.000 TL manevi tazminatın davacı/karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalı-karşı davacının manevi tazminat istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği yönündeki bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şikayet hakkını kullandığı, bunun dışında davalı-karşı davacı şirketin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir eyleminin bulunmadığı, davalı-karşı davacı uzun süren ceza yargılaması nedeniyle kişilik haklarının zarar gördüğü iddiasında ise de, bununla şikayet hakkının kullanılması arasında illiyet bağı bulunmadığı, ceza yargılaması sonucunda da davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı, manevi tazminatın unsurlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davalı-karşı davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davalı-karşı davalı vekili kararı ... yönünden de temyiz etmiştir. Ancak, adı geçen hakkındaki dava bozma öncesi verilen 26.06.2007 tarih ve 2002/674 E-2007/360 K sayılı kararla tefrik edilmiş olup, adının bozma sonrası verilen temyiz incelemesine konu kararın başlığında yer alması onu tekrar taraf haline getirmeyeceği gibi hakkında kurulmuş bir hüküm de yoktur. Bu itibarla, ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı-karşı davacının temyiz istemine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/6565, K. 2013/21074, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama