KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/6570 E., 2013/11263 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.10.2010 gün ve 2009/541-2010/452 sayılı kararı onayan Daire’nin 22.01.2013 gün ve 2011/1677-2013/1336 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, aralarındaki ilişkinin uzun süreden beri devam ettiğini, güven ilişkisinin oluştuğunu, ekonomik kriz sonrasında 2008 yılından beri birbirlerine hatır çeki kullandırmaya başladıklarını, bu kapsamda davalı şirket yetkilisince kullanılacak kredinin teminat için müvekkilinden 4 adet çek istediğini, lehdar kısmı, vadesi ve bedel kısımları boş şekilde çeklerin teslim edildiğini, davalının verdiği hatır çeklerinin de yine davalı yetkilisinin bilgisi dahilinde müvekkilince dava dışı Tunahan İtaatli’ye, Kevser Ltd.
Şti. ile Derya Ltd.
Şti.’ne ciro edilerek kullanıldığını, müvekkili şirketin gerçek hiçbir borcunda kullanılmadığını ve hiçbir çekin davalı tarafça ödenmediğini, 2008 yılı 8. ayından sonra her ay 100.000 TL olmak üzere karşılıklı çekler verildiğini, müvekkilinin daha fazla ödeme yaptığını, daha sonra borç alacak işlemlerinin tasfiye edildiğini, hatır çeki olarak verilen 4 adet çekin iade edilmediğini, davalı tarafça iki adedinin doldurularak icraya konulduğunu ileri sürerek, davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyetli takip olduğundan %40 inkar tazminatının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında taşıma ilişkisi olduğunu, davacının yapacağı hizmetler karşılığı önceden nakit avanslar verdiğini, 2008 yılı sonrası talep ettiği miktarları nakit olarak karşılayamadığını, çekler verildiğini, uyuşmazlık konusu çekin de bizzat gerçek kişi davacı şirketin yetkilisi diğer davacı tarafından aval sıfatıyla imzalandığını, çekteki imzanın inkar edilmediğini, hatır çeki iddiasının yazılı kanıtla ispat edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın hatır senedi ile verildiği ileri sürülen çekten dolayı menfi tespit istemine ilişkin bulunduğu, kural olarak bu iddianın yazılı ve kesin kanıtla ispat edilmesinin mümkün olduğu, gerek ticari defterler gerekse çek metninde anılan çekin hatır çeki olarak verildiğine dair kayıt bulunmadığı, davacının yemin deliline da dayanmadığı, iddianın yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.01.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/6570, K. 2013/11263, 30 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama