KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/6623 E., 2013/21330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/01/2013 tarih ve 2010/375-2013/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Edmondo De Amicis tarafından yazılan Constantinopoli (İstanbul) 1874 adlı eserin Prof. Dr. Beynun Akyavaş tarafından Türkçeye çevrildiğini, 1993 yılında 3'üncü, 2006 yılında 4'üncü baskısının müvekkili tarafından yapıldığını, telif sözleşmesi uyarınca eserin mali haklarının müvekkiline ait olduğunu, aynı kitabın davalı ... tarafından tercüme edililip diğer davalı tarafından yayınlandığını, ancak davalı çevirisinin yeni bir tercüme olmadığını, müvekkilince yayınlanan eserdeki dil ve ifadelerin biraz değiştirildiğini, intihalin bulunduğunu ileri sürerek tecavüzün ve dava konusu kitapların satışı ile yeni baskılarının önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının aktif dava ehliyetini ispatlaması gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan çevirinin tamamen farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Bakkalbaşı, dava konusu eseri tercüme etmeden önce Fransızca yapılmış tercümeyi incelediğini, ancak Fransızcadan yapıldığı için tercüme kalitesini bilemediğini, kendi çevirisini yaparken önceki mütercim "ne şekilde tercüme yapmış" diyerek gözattığını, fakat o tercümeyi almadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; eserler arasındaki farklar dikkate alındığında, her iki çevirmenin kelime hazinesi ve üslup farkının derhal göze çarptığı, daha önce yayınlanmış bir çok çeviri eseri, monografi, roman ve şiiri bulunan davalı eser sahibinin, önceki eserin varlığını bilmesine rağmen kendi özgün çevirisini oluşturduğu, bazı sözcüklere her iki yazarın da Türkçe'de aynı kelimeyi kullanmasının intihal olarak yorumlanmasının mümkün bulunmadığı, intihale kaçmayacak ölçüde daha önce yayınlanmış olan bir eserden esinlenmenin de hukuka aykırı olmadığı,
davacı tarafın, davalının intihal yaptığını ispat edecek hiçbir somut kanıt göstermediği, davalı çevirisinin nitelik itibariyle orijinal olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin mali haklarına sahip olduğunu ileri sürdüğü eserin davalı ... tarafından intihal suretiyle çevrilerek diğer davalı tarafından yayınlandığını iddia etmiş ve dava dilekçesine intihal iddiasına delil olarak sunduğu bir kısım örnek metinleri eklemiştir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından intihal iddiasına delil olarak sunulan pasajlar hakkında bir inceleme yapılmamış, incelenen eserlerdeki bir kısım ifadeler değerlendirilerek "her iki eserin kelime haznesi ve üslup farkının intihale mahal vermeyeceği" yönünde görüş belirtilmiştir. Davacı vekili intihale ilişkin örneklerin değerlendirilmediğini ifade edip, rapora itirazlarını sunmuştur.
Mahkemece, davacının sonuca etkili, ciddi ve esaslı itiraz noktaları üzerinde yeterince durulmamış, ek ya da yeni bir rapor alınması yoluna da gidilmemiştir.
Buna göre, dava konusu olayda davacının iddiaları ve bilirkişi raporuna itirazları üzerinde durulup, bilirkişi heyetinden dava dilekçesine ekli metinlerin karşılaştırıldığı ek rapor alınmak ya da yeni bir bilirkişi heyetinin görüşüne başvurulmak suretiyle inceleme konusu eserlerde intihal bulunup bulunmadığı, davalı çevirmenin eserdeki çevirilerinin özgün olup olmadığı hususunun değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ve eksik inceleme ile davanın reddine hükmolunması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/6623, K. 2013/21330, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama