KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/6631 E., 2013/11253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.12.2010 gün ve 2008/328-2010/511 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.01.2013 gün ve 2011/4760-2013/1541 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri OSRAM tanıtıcı işareti ile ticarî faaliyette bulunduğunu, 1990’lı yıllardan itibaren Türkiye’de Osram Ampul Tic.
AŞ unvanı ile temsil edildiğini ve üretim yaptığını, tanınmış OSRAM esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalının 2007/02207 sayılı “ORSAN” ibareli 35. ve 37. sınıflardaki mal ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, ticaret unvanı, iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayanılarak başvurunun reddi istemi ile yaptıkları itirazın Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin tanınmışlık vasfı kazanan marka ve ticaret unvanından doğan haklarına tecavüz oluşturacağını,
markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini, müvekkilinin markasının tanınmışlığının ... 3. FSHM’nin 2006/169 E. 2008/174 K. sayılı ilamı ile kesinleştiğini ileri sürerek, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b, 8/4 ve 7/1-i maddeleri uyarınca davalı TPE YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum kararının yerinde olduğunu, markaların ve kapsamındaki ürünlerin farklı bulunduğunu, davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamanın veya onun itibar ve ayırt edici karakterini zedeleme ihtimalinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/6631, K. 2013/11253, 30 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama