KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/6754 E., 2013/21329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2012 tarih ve 2011/339-2012/284 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalılardan ... ile yaptığı gayri resmi sözleşme ile Draman Tıp Merkezi'nin %68 oranında ortağı olduğunu, ancak yasal düzenleme gereği tıp merkezinin tüm hissesinin davalı adına tescil edildiğini, müvekkilinin davalılara değişik zamanlarda para verdiğini, ancak davalı ...'in bu sermaye ödemelerini ve şirketteki müvekkili hissesini inkar ettiğini, yapılan 319.694,00 TL ödemenin tahsili için müvekkilince yapılan takibe davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini, icra-inkar tazminatının tahsilini, davacının davalılardan alacağının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı tarafından sözü edilen ödemelerin borç ödemesi olduğunu, havalelerin davacı tarafından değil üçüncü kişilerce yapıldığını, davacının şirkette bir ortaklığının bulunmadığını savunarak davanın reddini, kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dosyada davacının ortaklık ilişkisini doğrular mahiyette bir belge ve taraflar arasında akdedilmiş bir ortaklık sözleşmesinin dolayısıyla da davacının, davalı şirkete ödemekle yükümlü olduğu bir sermaye taahhüdünün bulunmadığı, dekont örnekleri ve tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda bahsedilen bilgisayar verilerinde, ödemelerin hangi nedenle yapıldığının belirtilmediği, davacının yapmış olduğu ödemelerin borç verme olarak da nitelendirilemeyeceği, davacı tarafından yapılan ödemelerin herhangi bir sebebe dayanmadığı,
banka ile yapılan havalelerin ödeme vasıtası olup, borç olarak verildiğini kanıtlamaya yetmeyeceği, aksini ileri süren davacı bu iddiasını ispatlayamadığı, cari hesap defteri açıklamalı tasdiksiz defterin tek taraflı olarak düzenlendiği, kayıtlarının delil olarak dikkate alınamayacağı, yine şirket çalışanlarından birinin bilgisayarındaki kayıtların delil tespiti için kopyalanması ve içeriğinin kimin ve ne zaman ne için yazdığı belli olmayan, davalı şirket merkezindeki bilgisayardan alınan sonradan oluşturulması,
bilgisayara yüklenmesi ve değiştirilmesi olasılığı olan excell dosyalarının delil olarak değerlendirilemeyeceği, davacının basiretli tacir gibi davranmadığı, davacı tarafça şirket işleri sebebiyle müdüre karşı açılmış bir şahsi sorumluluk davası bulunmadığından şirket ve müdüre karşı aynı anda bir talepte bulunulmasının söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/6754, K. 2013/21329, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama