KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/6981 E., 2013/20741 K.·(Kadıköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/07/2012 tarih ve 2010/374-2012/408 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibine itiraz süresinin, yapılan tebligatın usulsüz olması sebebi ile kaçırıldığını, takip konusu nakliye sözleşmesi ve faturalara istinaden ortaya çıkan borcun tamamının müvekkili tarafından ödendiğini ve bakiye borçlarının kalmadığını ileri sürerek, icra takip dosyasında yapılan tebligatın iptali ile müvekkilinin davalı alacaklıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 26/10/2008 tarihli nakliye anlaşmasına göre davacının davalıya 5.000. USD borçlu olduğu, icra takibinde 11.000 USD talep edilmesine göre, 6.000 USD'den sorumlu bulunmadığı, inkâr tazminatının koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takip alacaklısı tarafından icra takip dosyasında talep edilen 11.000 USD alacaktan davalı borçlunun 5.000 USD borçlu olduğunun, bu miktarı aşan miktar yönünden borçlu olmadığının tespitine, takibin 5.000 USD yönenden alacak yönünden devamına, inkâr tazminatı koşulu oluşmadığından inkâr tazminat taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kararın hüküm fıkrasının 4. bendinin üçüncü satırında yer alan ''davacıya verilmesine'' şeklindeki ifadenin mahallinde her zaman giderilebilecek maddi hata niteliğinde olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/6981, K. 2013/20741, 18 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama