İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/7106 K.2014/1347

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.05.2012 tarih ve 2011/42-2012/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı TMSF vekili ve katılma yoluyla davalı U.. U.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz…

Esas2013/7106Karar2014/1347Tarih22 Ocak 2014Okuma4 dk · 773 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2013/7106 E., 2014/1347 K.·Mahkemesi : İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ocak 2014
Tarihi
14/05/2012
Numarası
2011/42-2012/100
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

773 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.05.2012 tarih ve 2011/42-2012/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı TMSF vekili ve katılma yoluyla davalı U.. U.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Y. ve Ticaret A.Ş'nin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların denetçi raporlarında belirtilen eylemleri ile şirketi zarara uğrattıklarının tespit edildiğini, şirket üzerinde tedbir kararları mevcut olmasına rağmen firmanın tedbir kararlarına aykırı olarak firma kasasında çok sayıda tahsilat ve ödemelerin gerçekleştirildiğini, ticari faaliyet için zorunlu genel gider, cari hesap veya vergi ödemeleri yapıldığını, yönetim kurulu üyelerinin TTK'nın 2,20,320, Vergi Usul Kanununun 30/4, HUMK'nın 113/a,

denetim kurulu üyelerinin ise TTK'nın 354-355-359. maddelerinin kendilerine yüklediği görevleri ihlal ettiklerini ileri sürerek; şirketin uğradığı zarardan fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesiyle, dava değeri 100.365.708,58 TL ye yükseltilmiştir.

Davalılar ve vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TMSF tarafından şirkete 13/04/2004 el konulduğu, 28/05/2004 ve 31/08/2004 tarihlerinde kasa açığının tespit edilerek toplam 134.416.014.381 TL'sinin kasa noksanı olarak Y. ve Ticaret A.Ş'nin defter kayıtlarına intikal ettirildiğinin anlaşıldığı, kasa açığının davalıların kusuru ile ortaya çıktığı hususunun ispatlanamadığı, tespitin zamanında yapılamamasının davalıların sorumluluğunu 'tespite dayanmadan' kabul etmek için geçerli ve yeterli görülmediği,

2003 yılında satılan hisse senetlerinin gerçek değerinin nasıl ve hangi yöntemler ile belirlediği bilinmemekle birlikte satış bedelinin kar elde etmek, giderlerden kurtulmak ve likidite sağlamak gibi şirket yararına faaliyetlerin hedeflenmiş olmasının mümkün ve ticaretin olağan akışına uygun olduğu, şirketin aktifinde bulunan hisse senetlerinin muhtelif kişi ve kuruluşlara satılması sureti ile 100.243.371,50 TL zarar oluştuğunun görüldüğü ancak zarardan dolayı bir sorumluluğun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı TMSF vekili ve katılma yoluyla davalı U.. U.. vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı TMSF vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK’nın 359. maddesi yollaması ile aynı Yasa’nın 341. maddesi uyarınca, davalı eski yöneticiler ve denetçiler tarafından davacı şirketin zarara uğratıldığı iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır.

Kural olarak, yönetim kurulu üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olurlar. Yani yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğinin kabulü gerekmektedir.

Başka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu yönetim kurulu üyeleri için ispat yükü ters çevrilmiş kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesi kabul etmiştir.

Nitekim TTK’nın 338. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları, yine TTK’nın 337. maddesinde, yeni seçilen veya tayin olunan yönetim kurulu üyelerinin, seleflerinin belli olan yolsuz muamelelerini murakıplara bildirmeye mecbur oldukları, aksi halde seleflerinin sorumluluklarına iştirak edecekleri belirtilmiştir.

Denetim kurulu üyelerinin de kusursuz olduklarını ispat etmedikçe zarardan sorumlu bulundukları, TTK’nın 359. maddesinde düzenlenmiştir.

Dava konusu olayda davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerine isnat edilen kusurlu eylemlerden bir kısmı davacı şirketin aktifinde bulunan, iştirak edilen şirketlere ait hisse senetlerinin nominal değerinin altında satılması ve Şişli Sulh Ceza Mahkemesince verilen şirket üzerindeki tedbir kararlarına aykırı olarak kasadan tahsilat ve ödemelerin yapılmasıdır. Ancak mahkemece davacı şirketin bu nedenlerle zarara uğrayıp uğramadığı üzerinde yeterince durulmamıştır.

Bu durumda, mahkemece, tedbir kararının verildiği ceza dosyası da incelenmek suretiyle, bilirkişi raporlarına tarafların ileri sürdüğü ciddi itirazların cevaplandırılması, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta zarar kalemleri de dikkate alınarak isnat edilen fiiller sebebiyle zararın bulunup bulunmadığının tespiti, davalıların sorumlukları, zarar miktarının tespiti için yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

3- Bozma neden ve şekline göre, davalı U.. U.. vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı TMSF yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı U.. U.. vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı U.. U.. iadesine, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/7106, K. 2014/1347, 22 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/7106
Karar No
2014/1347
Tarih
22 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/7106 K.2014/1245
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/7107 K.2014/640
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/7107 K.2014/1261
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/7108 K.2014/2075
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/7108 K.2014/1239
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/7109 K.2014/350

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.