KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/7114 E., 2013/15579 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2009/768 ESAS
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/03/2011 gün ve 2006/43-2011/89 sayılı kararı onayan Daire’nin 12.02.2013 gün ve 2011/12461-2013/2329 sayılı kararı aleyhinde davalı-birleşen davada davacı ...... ve asıl davada davalı ... ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, 1990-1991 yıllarında davalıların dava dışı A.Ş’deki % 20,08 hisselerini 8.000.000 ABD Doları karşılığı müvekkiline devir ettiklerini, takip eden yıllarda hisseleri devir edilen anonim şirketin bilgileri ve beklentilerinin gerçekçi olmadığının ortaya çıkması sonrasında anılan hisselerin 3.000.000 ABD Doları eksiğine geri almaları hususunda 13.12.1998 tarihinde tarafların anlaştıklarını, satış bedeliyle ilgili 10 taksiti kapsayan ödeme planı belirlendiğini, bonolar verildiğini,
10.08.1999 tarihli bir tutanak düzenlenerek 3 adet bononun vadelerinin ertelendiğini ve ilgili senetlerin gecikme faizi de eklenerek yenileriyle değiştirildiğini, davalıların 15.07.2002 tarihine kadar bonolar karşılığı 2.250.000 ABD Doları nakit ve iki ayrı taşınmazın devri şeklinde toplam 3.185.000 ABD Doları nakit ödeme yaptıklarını, müvekkilinin bakiye alacak ve faizlerin toplamı 2.370.000 ABD Doları'nın tahsili için icra takibi başlattığını, davalıların İcra Tetkik Mercine yaptıkları şikayetin reddine karar verildiğini, kararın temyizi üzerine, takip dayanağı bonoların hisse devirleri için verildiğinin çekişmesiz olduğu,
edimlerin yerine getirilip getirilmediğinin yargılamaya muhtaç bulunduğu, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekçesiyle kararın bozulduğunu, sözleşmede ifa sırasının belirlendiğini, davalıların yapmış olduğu 2.500.000 ABD Doları ödemenin karşılığı hisse senetlerinin davalılar teslim edildiğini, yaptıkları 3.185.000 ABD Doları ödemenin toplam satış bedelinin %63,7’sine tekabül ettiğini, devir ve teslim edilen hisse senetlerinin ise toplam satış bedelinin %50’si karşılığı olduğunu, devir ve teslim edilmesi gereken hisse senetlerinin %13,7’sinin müvekkili uhdesinde kaldığını, bunun .../...
-2-
nedeninin senet kupürlerinin bu oranda bölünmelerinin fiilen mümkün olmamasından, başka bir anlatımla maddi imkansızlıktan kaynaklandığını, gerektiğinde bu hisse senetleri ile bedeli ödenmediği için elde olan hisse senetlerini teminat olarak vermeye hazır olduklarını, bakiye alacağın ödenmediğini ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 2.370.000 ABD Doları'nın vade tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek temerrüt faiziyle aynen ABD Doları olarak, bu mümkün olmadığı takdirde fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleridavanın reddini istemişlerdir.
Birleşen davanın davacısı vekili, taraflar arasında akdedilen 13.12.1998 tarihli hisse devir sözleşmesi uyarınca müvekkilinin toplam 3.185.000 ABD Doları ödeme yaptığını, davalının 2.500.000 ABD Doları karşılığı hisseleri devir ettiğini, ödenen 685.000 ABD Doları karşılığı hisse senetlerini teslim etmediğini, borcun muaccel olduğunu, halen teslimin bulunmadığını, kesin vadeli edimin ifa edilmediğini, BK’nun 107 nci maddesi uyarınca ihtarsız fesih hakkının doğduğunu belirterek, 685.000 USD’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine dair verilen kararın davalı-birleşen davada davacı ve davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/12461 E,2013/2329 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı-birleşen davada davacı ... ve asıl davada davalı ... ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-birleşen davada davacı ...... ve asıl davada davalı ... ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/7114, K. 2013/15579, 13 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama