KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/7325 E., 2013/21479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/01/2013 tarih ve 2012/1147-2013/45 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkilinin Kadıköy 2. İcra Müdürlüğü'nün 2007/6842 sayılı ve yine Kadıköy 8. İcra Müdürlüğü'nün 2007/8697 sayılı dosyalarından dolayı borçlu olduğu davalının avukatına toplam 75.000 TL ödeyerek borcundan kurtulduğunu ancak Kadıköy 8. İcra Müdürlüğü'nün dosyasındaki takibe konu 10.01.2007 tanzim, 01.04.2007 vade tarihli senet arkasındaki cironun müvekkiline ait olmadığının anlaşıldığını,icra tehdidi altında ödenen borcun müvekkili ile alakasının bulunmadığını,yapılan 75.000 TL'lik ödemenin ne kadarının dava konusu senede karşılık olduğunun taraflarınca bilinmediğini ileri sürerek,
15.000 TL'lik ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi,masrafları, avukatlık ücreti ve dosya giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline,davalının,asıl alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya sattığı mal karşılığında söz konusu bonoyu aldığını, bu durumun davacının savcılık ifadesinde de açıklandığını,davacının kötüniyetli olduğunu savunarak,davanın reddini ve davacının %40'tan az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama,iddia,savunma,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre,davacının 24.09.2008 tarihli Cumhuriyet Savcılığına verdiği ifade uyarınca,dava konusu senedin davacının davalıya ciro ettiği dört senetten biri olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle,ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı,davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/7325, K. 2013/21479, 27 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama