KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/7346 E., 2013/21461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/11/2012 tarih ve 2010/363-2012/249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olup diğer davalı şirket nezdinde telefon hattı sahibi olduğunu, davalı bankada bulunan hesabına 02.03.2009 tarihinde bilgisayar korsanlığı yoluyla ve internet bankacılığı kullanılarak girildiğini ve çeşitli işlemlerle hesaptan para çekildiğini, bu işlemlerin yapılmasında Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin, müvekkiline ait hattın SİM kartının üçüncü kişilere gerekli özeni göstermeyerek tekrar çıkartması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğunu, davalı bankanın da güvenlik sisteminin yeterli olmaması nedeniyle müvekkili zararından sorumlu olduğunu,
müvekkilinn bu olay nedeniyle manevi eziyet görüp derin kaygı ve stres duyduğunu ileri sürerek, müvekkilinin hesabından çekilen 8.422 TL'nın ve 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında faiz talebini reeskont faizi olarak ıslah etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkili bankanın internet bankacılığı sitesinde, müşterilerin güvenli işlem yapabilmesi için en güncel teknolojilerin kullanıldığını ve güvenlik tedbirlerinin alındığını, davacının insiyatifi olmaksızın kişisel bilgileri kullanılarak internet bankacılığından iddia ettiği gibi bilgisi dışında söz konusu işlemlerin yapılmasının mümkün olmadığını, ayrıca manevi tazminat şartlarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Hizm. A.Ş. Vekili, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankaların kendilerine yatırılan paraları mudilerine istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlü oldukları, usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği, davacı ile davalı ... arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zararın aslında diğer davalı bankanın zararı olduğu,
usulsüz işlemde davalı ...Ş.'nin kusuru ve bu durumu ileri sürme hakkının mevduatı saklamakla yükümlü olan davalı bankaya ait olduğu gerekçesiyle, davalı ... Hiz.
A.Ş. hakkındaki davanın reddine, davalı banka hakkındaki davanın kabulü ile 8.422 TL'nın dava tarihinden itibaren 30.10.2012 ıslah tarihine kadar yasal faiz, ıslah tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar reeskont faizi yürütülmek suretiyle davalı bankadan tahsiline, davacı tarafça manevi tazminat isteminde bulunulmuş ise de, manevi tazminatın istemi hakkının olması için davalıların kusurlu olarak hukuka aykırı haksız bir eyleminin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturması gerektiği, BK.nun 49. maddedeki manevi tazminat isteme koşullarının oluşmadığı ve her iki davalı yönünden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı banka vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/7346, K. 2013/21461, 27 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama