KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/7389 E., 2013/11269 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.04.2011 gün ve 2010/314-2011/295 sayılı kararı düzelterek onayan Daire’nin 30.05.2013 gün ve 2011/15862-2013/952 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin umumi mağazacılık faaliyeti yaptığını, bu kapsamda dava dışı ürün sahibi Tütüncüler Gıda Ltd. Şti. ile çeltikte kira ve bakım sözleşmeleri ve makbuz senedi karşılığı kredi şartlarını düzenleyen sözleşme imzalandığını, bu sözleşmelere göre 1965 ton çeltiğin yerinde emanet alımına tabi kılındığını, çeltik karşılığında makbuz senetleri düzenlenerek Tütüncüler Gıda Ltd.
Şti'ye verildiğini, o da makbuz senetlerini bankaya ciro ederek kredi kullandığını, senedin bankaya cirosu ile malın mülkiyetinin bankaya geçtiğini, yapılan sözleşme ile ürünün bakım ve gözetim yükümlüsünün Tütüncüler Gıda olduğunu, ancak müvekkili personelince yapılan kontrolde depolarda bulunan 1965 ton çeltiğin taşınmış olduğunun tespit edildiğini, ürünün davalıya sigorta ettirildiğini ve rehin alacaklısı müvekkili olan 7258493, 7258698 sayılı sigorta poliçelerinde kurumun uğrayacağı tüm zararların teminat altına alındığını,
ancak sözleşme uyarınca emanetçinin ürünü koruma yükümlüğüne aykırı davranışı sonucunda depodan çeltiğin boşaltıldığını, emanetçi makbuz senetlerine dayalı olarak kullandığı krediyi vadesinde ödemediğinden banka tarafından iade edilen makbuz senedi bedelini müvekkilinin bankaya ödemesi sebebi ile bu poliçeden doğan tazminat alacağını zarar gören müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 08.02.2011 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek toplam 261.341,30 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ihtilafla ilgili olarak müvekkili tarafından sigortalısı Tütüncüler Gıda ve rehinli alcaklısı davacı olan emniyeti suistimal sigorta poliçesi ve ticari risk sigorta poliçesi aktedildiğini, davacının bu poliçelerde sigortalı olmadığından talep hakkı bulunmadığını, hasarın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, emniyeti suistimal poliçesinin genel ve özel şartlarının incelenmesinde teminatın yürürlükte bulunabilmesi için "herhangi bir suistimalin veya kötü fiilin meydana gelmesi veya bir fiilin tahakkuk edeceğine dair yeterli delilin mevcut olması halinde ... Sigortalı durumu derhal sigorta şirketine bildirecek ..." demek sureti ile poliçenin geçerliğini özel bir düzenlemeye tabi tuttuğu, 1960 ton çeltiğin dava dışı Tütüncüler Gıda Ltd. Şti. deposunda bulunduğu esnada alındığı, 1960 ton çeltiğin bir seferde veya aniden
depodan götürülmesinin mümkün bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda emniyeti suistimal sigorta poliçesinin özel şartı gereği sigorta ettiren tarafından bu durumun sigorta şirketine haber verilmemesi nedeni ile davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17/01/2013 tarihli kararı ile düzeltilerek onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/7389, K. 2013/11269, 30 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama