KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/7496 E., 2013/11085 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/03/2012 tarih ve 2010/644-2012/207 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketinin 04.08.2011 günü dava dışı şirkete göndermek istediği EFT'nin banka ve hesap numarası bilgileri kısmına davalı ...... vekilinin bilgileri girilmesi nedeniyle, davalı bankaca gerçekleştirilmediğini ancak, 11.11.2008 tarihinde davalı ... vekili hesabına yapılan EFT'nin 04.08.2011 tarihli EFT ile birleştirilerek, her iki EFT ücretinin davalı ... vekilinin hesabına aktarıldığını ileri sürerek, 6.097,49 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, davacı tarafın talimat bilgilerini yanlış vererek zarara kendisinin sebep olduğunu, davacının diğer davalı hakkında icra yoluna gittikten ve usulüne uygun şekilde alınmış aciz vesikası aldıktan sonra müvekkiline davayı yöneltebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin araç tamiri kapsamındaki işlerin takibi için kaporta tamircisi olan Muharrem Yıldırım'a vekalet verdiğini, bu kişiye yapılan ödemeden müvekkilinin haberi olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın yanlış kişiye ödeme yapmakla davacıya karşı sorumlu olduğu, davalı ...'nun asıl alacaklı olması sebebiyle vekili sıfatıyla hareket eden Muharrem Yılıdırım'a rücu edilebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 6.097,49 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... temyiz etmiştir.
1- Mahkeme ilamı, davalı ... vekiline 25.05.2012 günü tebliğ edilmiş ve hüküm anılan davalı ... tarafından HUMK'nın 432/1. maddesinde yazılı 15 günlük süre geçirildikten sonra 26.07.2012 tarihinde temyiz edilmiştir. HUMK'un 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.03.1990 gün ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davalı ... vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı .... vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı .... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/7496, K. 2013/11085, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama